Boşanma süreci ailenin hayatında köklü değişikliklere yol açan zorlu bir süreçtir. Bu süreçte en çok etkilenenler ise, kuşkusuz çocuklardır. Bu noktada, çocuğun geleceğini güvence altına alan ve ebeveynler arasındaki ayrılığın olumsuz etkilerini en aza indirmeyi amaçlayan iştirak nafakası kavramı devreye girer.
Peki iştirak nafakası nedir? Basitçe ifade etmek gerekirse, velayeti kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakımı ve eğitimi için mali gücü oranında diğer eşe yaptığı düzenli maddi katkıdır. Türk Medeni Kanunu’nda yer alan bu düzenleme, çocuğun tüm masraflarının tek bir ebeveynin sırtına yüklenmesini engellemeyi ve çocuğun ayrılık sonrası da kaliteli bir yaşam standardına sahip olmasını amaçlar. Kanun koyucu, velayet hakkı olmayan ebeveynin çocuğuna karşı olan ahlaki sorumluluğunu yasal bir zorunluluğa dönüştürmüştür.
Kural olarak nafaka yükümlüsü velayet kendisine verilmeyen ebeveyn olsa da Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2014/20406 E., 2014/17028 K. sayılı kararına göre “nafaka yükümlüsü babanın ölmüş olması veya bakma gücünün olmaması üzerine bir üst zümrede yer alan dededen de nafaka istenebilir.”
İştirak Nafakası Neleri Kapsar?
İştirak nafakası, isminden de anlaşılabileceği gibi basit bir katkıdan çok daha fazlasını ifade eder ve çocuğun geniş yelpazedeki ihtiyaçlarını karşılamayı hedefler. Temel ihtiyaçların ötesinde, bu nafaka kalemine şaşırtıcı olabilecek bazı giderler de dahildir:
Temel Bakım Giderleri: Yiyecek, giyecek, barınma ve sağlık masrafları, iştirak nafakasının olmazsa olmazlarıdır.
Eğitim ve Öğretim Giderleri: Okul masrafları, kırtasiye, servis ücretleri gibi eğitimle ilgili tüm harcamalar nafakaya dahildir. Hatta çocuğun kişisel gelişimine katkı sağlayacak keman dersleri, jimnastik kursları gibi özel masraflar ve mesleki eğitim giderleri bile nafaka miktarının belirlenmesinde dikkate alınmalıdır.
Dinlenme ve Kültürel İhtiyaçlar: Çocuğun sağlıklı bedensel ve zihinsel gelişimi için dinlenme, tatil ve kültürel faaliyetler de nafaka kapsamında değerlendirilebilir.
** İştirak nafakası, mutlaka nakit olarak ödenmelidir. Çocuğa alınan hediye ya da eşya gibi ayni yardımlar, nafaka yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Ayrıca, ana prensip nafakanın “irat” yani dönemsel olarak ödenmesidir. Yargıtay, nafakanın genellikle aylık belirli bir miktar olarak ödenmesine hükmetmektedir .
Hakim Nafaka Talebinde Bulunulmasa Bile Nafaka Ödenmesine Karar Verebilir mi?
İştirak nafakasının en önemli özelliklerinden biri, kamu düzeniyle ilişkili olmasıdır. Bir boşanma davasında, velayeti kendisine verilen eş, çocuğunun nafaka ihtiyacını dile getirmese bile gerekli olduğu takdirde hakim, çocuğun üstün menfaatini gözeterek, talep olmasa dahi re’sen iştirak nafakasına hükmetmek zorundadır.
Yargıtay’ın yerleşik içtihatları da bu yöndedir: Velayet hakkı sahibi nafaka talep etmemiş olsa bile, gerekli olduğu takdirde çocuğun menfaati için nafakaya resen karar verilebilir.
Nafaka Ne Zaman Başlar, Ne Zaman Biter ve Nasıl Değişir?
İştirak nafakası, genellikle boşanma kararının kesinleştiği tarihte başlar Ancak, eğer çocuk fiilen velayet sahibi ebeveynin yanında değil de nafaka yükümlüsü diğer ebeveynin yanında kalıyorsa, nafaka ödeme yükümlülüğü çocuğun velayet sahibine teslim edildiği tarihten itibaren başlar.
Nafaka, çocuğun 18 yaşını doldurmasıyla kendiliğinden sona erer ve bu durum için ayrıca bir mahkeme kararına gerek yoktur. Ancak, ergin olmasına rağmen çocuk eğitimine devam ediyorsa, durum ve koşullara göre anne ve babanın bakım borcu, eğitim sona erene kadar devam eder. Üniversite lisans eğitimi nafaka kapsamındayken, doktora eğitimi genellikle kapsam dışıdır. Avukatlık stajı gibi mesleki eğitimler bu kapsamda değerlendirilebilir.
Nafaka miktarı, ebeveynlerin ekonomik durumları ve çocuğun ihtiyaçlarındaki değişikliklere göre artırılabilir, azaltılabilir veya kaldırılabilir. Enflasyon karşısında nafaka miktarının erimesini önlemek amacıyla, hakim gelecekteki yıllar için nafakanın TÜİK tarafından yayınlanan ÜFE oranında artırılmasına karar verebilir. Ancak, ÜFE artışının yetersiz kaldığı olağanüstü durumlarda, hakim hakkaniyet ilkesine göre daha yüksek bir artırıma hükmetmelidir.
Nafaka Ödenmezse Ne Olur?
Nafaka ödememenin yaptırımı olarak İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 344 uyarınca tazyik hapsi öngörülmüştür. Bu hapsin amacı borçluyu cezalandırmak değil, borcunu ödemeye zorlamaktır. Tazyik hapsi üç aya kadar verilebilir. İcra emrinin borçluya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olması tazyik hapsi için zorunludur. Nafaka borçları için maaş ve ücret haczinde borçlunun rızası aranmaz; işleyen nafaka borcu için maaşın tamamına, birikmiş borç için ise kalan miktarın dörtte birine haciz konabilir. Emekli maaşlarına da nafaka borçları için haciz konulabilmesi mümkündür.
İştirak nafakası, sadece boşanma sonrası ortaya çıkan bir mali yükümlülük olmaktan öte, çocuğun temel haklarını ve geleceğini güvence altına alan, kamu düzeniyle yakından ilişkili bir hukuki kurumdur. İştirak nafakası da ebeveynler arasındaki ayrılığın yarattığı boşluğu doldurarak çocuğun hayatının güvenle devam etmesini sağlar.
