Kredi borçlusunun vefatı halinde hayat sigortasının işlevi, bankanın öncelikli başvuru yerleri, mirasçıların sorumluluğu ve reddi miras ihtimalleri.
İçindekiler
- 1.I. Krediye Bağlı Hayat Sigortası Nedir?
- 1.1.1. Hayat Sigortasının Tanımı
- 1.2.2. Krediye Bağlı Hayat Sigortasının Amacı
- 1.3.3. Bankanın Poliçede Dain-i Mürtehin Olması Ne Anlama Gelir?
- 2.II. Kredi Borçlusunun Ölümü Hâlinde Mirasçıların Sorumluluğu
- 2.1.1. Mirasın Ölümle Birlikte Mirasçılara Geçmesi
- 2.2.2. Mirasçıların Tereke Borçlarından Müteselsil Sorumluluğu
- 2.3.3. Hayat Sigortası Varsa Mirasçılar Her Zaman Borçtan Sorumlu Olur mu?
- 3.III. Tüketici Kredilerinde Hayat Sigortası
- 3.1.1. Tüketici Kredilerinde Sigorta Yaptırılması Zorunlu mudur?
- 3.2.2. Tüketicinin Sigorta Şirketini Seçme Hakkı
- 3.3.3. Krediye Bağlı Hayat Sigortasında Teminatın Borçla Uyumlu Olması
- 4.IV. Hayat Sigortası Varsa Banka Mirasçılara Başvurabilir mi?
- 4.1.1. Genel Kural: Banka Öncelikle Sigorta Şirketine Başvurmalıdır
- 4.2.2. Yargıtay’ın Konuya Yaklaşımı
- 4.3.3. Bankanın Doğrudan Mirasçılara Başvurması Hangi Durumlarda Tartışmalı Hâle Gelir?
- 5.V. Hayat Sigortası Bulunmasına Rağmen Mirasçılara Başvurulabilecek Hâller
- 5.1.1. Poliçenin Vefat Tarihinde Yürürlükte Olmaması
- 5.2.2. İlk Prim veya Primlerin Ödenmemiş Olması
- 5.3.3. Ölümün Teminat Dışı Hâllerden Kaynaklanması
- 5.4.4. Sağlık Beyanının Gerçeğe Aykırı Verilmesi
- 5.5.5. Poliçe Limitinin Kredi Borcunu Karşılamaması
- 5.6.6. Mirasın Reddedilmemiş Olması
- 6.VI. Mirasçılar Ne Yapmalıdır?
- 6.1.1. Kredi Sözleşmesi ve Poliçe Mutlaka Temin Edilmelidir
- 6.2.2. Poliçenin Vefat Tarihini Kapsayıp Kapsamadığı İncelenmelidir
- 6.3.3. Sigorta Şirketine Yazılı Başvuru Yapılmalıdır
- 6.4.4. Bankanın Ödeme Talebine Yazılı Cevap Verilmelidir
- 6.5.5. İcra Takibi Başlatılmışsa Süresinde İtiraz Edilmelidir
- 6.6.6. Reddi Miras veya Hükmen Ret İhtimali Değerlendirilmelidir
- 7.VII. Sigorta Şirketinin Ödeme Yapmaması Hâlinde Açılabilecek Davalar
- 7.1.1. Sigorta Şirketine Karşı Alacak Davası
- 7.2.2. Bankaya Karşı Menfi Tespit Davası
- 7.3.3. İtirazın İptali Davasında Savunma
- 7.4.4. Tüketici Mahkemesi ve Görev Sorunu
- 8.VIII. Uygulamada En Sık Karşılaşılan Sorunlar
- 8.1.1. Bankanın Sigorta Şirketine Başvurmadan Mirasçılara Yönelmesi
- 8.2.2. Sigorta Şirketinin Hastalık Gerekçesiyle Ödeme Yapmaması
- 8.3.3. Poliçenin Her Yıl Yenilenmemesi
- 8.4.4. Poliçe Limitinin Kredi Borcundan Düşük Olması
- 8.5.5. Mirasçıların Borcu Bilmeden Ödeme Yapması
- 9.IX. Sıkça Sorulan Sorular
- 10.Sonuç
Türkiye’de konut kredisi, ihtiyaç kredisi ve taşıt kredisi gibi bireysel krediler yaygın olarak kullanılmaktadır. Bankalar, bu krediler kapsamında çoğu zaman kredi borçlusu adına hayat sigortası yapılmasını da gündeme getirmektedir. Krediye bağlı hayat sigortasının temel amacı, kredi borçlusunun vefatı hâlinde kalan kredi borcunun sigorta teminatı kapsamında karşılanmasını sağlamaktır.
Bu sigorta türü, bir yönüyle bankanın alacağını güvence altına alırken, diğer yönüyle kredi borçlusunun mirasçılarını ani ve ağır bir borç yüküyle karşılaşma riskine karşı korur. Ancak uygulamada, kredi borçlusunun vefatından sonra hayat sigortası bulunmasına rağmen bankaların doğrudan mirasçılara başvurduğu, icra takibi yaptığı veya kredi borcunun ödenmesini talep ettiği durumlarla karşılaşılmaktadır.
Bu noktada en önemli soru şudur: Vefat eden kişinin krediye bağlı hayat sigortası varsa, banka kalan kredi borcu için mirasçılara başvurabilir mi?
Bu sorunun cevabı, hayat sigortası poliçesinin geçerli olup olmadığına, vefat tarihinde yürürlükte bulunup bulunmadığına, ölüm nedeninin poliçe teminatı kapsamında kalıp kalmadığına, bankanın poliçede lehtar veya dain-i mürtehin olarak gösterilip gösterilmediğine ve sigorta şirketinin ödeme yükümlülüğünün doğup doğmadığına göre değişir.
I. Krediye Bağlı Hayat Sigortası Nedir?
1. Hayat Sigortasının Tanımı
Hayat sigortası, sigortalının ölümü veya belirli bir süre sonunda hayatta kalması gibi rizikoların gerçekleşmesi hâlinde, sigorta şirketinin belirlenen sigorta bedelini ödeme borcu altına girdiği bir sigorta türüdür.
Türk Ticaret Kanunu m. 1487’ye göre hayat sigortasında sigortacı, belli bir prim karşılığında, sigorta ettirene veya onun belirlediği kişiye, sigortalının ölümü veya hayatta kalması hâlinde sigorta bedelini ödemeyi üstlenir. Aynı maddede, hayatı sigorta edilen kişinin ilk prim ödenmeden önce ölmesi hâlinde sigorta sözleşmesinin geçersiz olacağı da düzenlenmiştir.
Bu nedenle hayat sigortasında temel unsur, sigorta poliçesinde belirtilen rizikonun gerçekleşmesi ve bu rizikonun poliçe teminatı kapsamında kalmasıdır.
2. Krediye Bağlı Hayat Sigortasının Amacı
Krediye bağlı hayat sigortası, kredi borçlusunun vefatı hâlinde kalan kredi borcunun sigorta şirketi tarafından ödenmesini amaçlar. Özellikle uzun vadeli konut kredileri ve yüksek tutarlı tüketici kredilerinde bu sigorta türü uygulamada önemli yer tutar.
Krediye bağlı hayat sigortasının iki temel amacı vardır:
- Bankanın kredi alacağını güvence altına almak,
- Kredi borçlusunun ölümü hâlinde mirasçıların kredi borcuyla karşı karşıya kalmasını önlemek.
Bu nedenle poliçede çoğu zaman banka “dain-i mürtehin” veya lehtar olarak gösterilir. Böylece sigorta şirketi, riziko gerçekleştiğinde sigorta bedelini öncelikle bankaya öder ve kredi borcu bu bedelden kapatılır.
3. Bankanın Poliçede Dain-i Mürtehin Olması Ne Anlama Gelir?
Dain-i mürtehin, alacağı güvence altına alınan kişi veya kurum anlamına gelir. Krediye bağlı hayat sigortalarında banka genellikle dain-i mürtehin olarak gösterilir. Bunun anlamı, sigorta bedelinin öncelikle bankanın kredi alacağını karşılamak üzere ödenmesidir.
Bu durumda kredi borçlusu vefat ettiğinde, bankanın doğrudan mirasçılara başvurmak yerine, poliçeden doğan alacağını sigorta şirketinden talep etmesi beklenir. Poliçe bedeli kredi borcunu tamamen karşılıyorsa, mirasçılara bu borç yönünden başvurulması hukuken tartışmalı hâle gelir.
II. Kredi Borçlusunun Ölümü Hâlinde Mirasçıların Sorumluluğu
1. Mirasın Ölümle Birlikte Mirasçılara Geçmesi
Türk Medeni Kanunu’na göre miras, mirasbırakanın ölümüyle birlikte mirasçılara geçer. TMK m. 599 uyarınca mirasçılar, mirasbırakanın ölümüyle mirası bir bütün olarak kanun gereğince kazanırlar; mirasbırakanın malvarlığı haklarının yanında borçlarından da kişisel olarak sorumlu olurlar.
Bu genel kural nedeniyle, kredi borçlusunun vefatı hâlinde kredi borcu da kural olarak tereke borcu niteliği taşır. Mirasçılar mirası reddetmemişse, mirasbırakanın borçlarından sorumlu hâle gelebilirler.
2. Mirasçıların Tereke Borçlarından Müteselsil Sorumluluğu
Birden fazla mirasçı varsa, mirasçılar tereke borçlarından birlikte sorumludur. TMK m. 641’e göre mirasçılar, tereke borçlarından müteselsilen sorumludurlar.
Bu kural gereği, alacaklı kural olarak borcun tamamını mirasçılardan birinden veya birkaçından talep edebilir. Ancak bu genel sorumluluk, krediye bağlı geçerli bir hayat sigortasının bulunması hâlinde farklı şekilde değerlendirilmelidir. Çünkü hayat sigortası, tam da kredi borçlusunun ölümü hâlinde kredi borcunun sigorta şirketi tarafından karşılanması amacıyla yapılmıştır.
3. Hayat Sigortası Varsa Mirasçılar Her Zaman Borçtan Sorumlu Olur mu?
Hayır. Hayat sigortası varsa, mirasçıların doğrudan borçtan sorumlu olduğu söylenemez. Öncelikle şu hususlar araştırılmalıdır:
- Krediye bağlı hayat sigortası poliçesi var mı?
- Poliçe vefat tarihinde yürürlükte mi?
- İlk prim ve sonraki primler ödenmiş mi?
- Vefat nedeni poliçe teminatı kapsamında mı?
- Poliçede banka lehtar veya dain-i mürtehin olarak gösterilmiş mi?
- Sigorta şirketi ödeme yapmayı reddetmişse ret gerekçesi hukuka uygun mu?
- Poliçe limiti kalan kredi borcunu karşılıyor mu?
Bu sorular cevaplanmadan mirasçıların borçtan sorumlu olduğu sonucuna varılamaz. Geçerli ve yürürlükteki hayat sigortası poliçesi kredi borcunu karşılıyorsa, banka öncelikle sigorta şirketine başvurmalıdır.
III. Tüketici Kredilerinde Hayat Sigortası
1. Tüketici Kredilerinde Sigorta Yaptırılması Zorunlu mudur?
Tüketici kredilerinde krediye bağlı sigorta yapılması, tüketicinin açık talebine bağlıdır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 29’a göre, tüketicinin yazılı veya kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla açık talebi olmaksızın kredi bağlantılı sigorta yaptırılamaz. Kredi veren, kredi bağlantılı sigorta içermeyen bir kredi sözleşmesini de tüketiciye teklif etmek şartıyla, kredi bağlantılı sigorta içeren bir kredi sözleşmesini tüketiciye sunabilir.
Bu düzenleme tüketici lehine önemli bir koruma sağlar. Banka, tüketicinin açık talebi olmaksızın hayat sigortasını zorunlu tutamaz. Ayrıca tüketici, krediyle bağlantılı sigortayı dilediği sigorta şirketinden yaptırabilir.
2. Tüketicinin Sigorta Şirketini Seçme Hakkı
6502 sayılı Kanun m. 29 kapsamında tüketicinin istediği sigorta şirketinden sağladığı teminat, kredi veren tarafından kabul edilmek zorundadır. Ticaret Bakanlığı’nın tüketici kredilerine ilişkin bilgilendirmesinde de, tüketicinin açık talebi olmaksızın kredi ile ilgili sigorta yaptırılamayacağı ve tüketicinin istediği sigorta şirketinden sağladığı teminatın kredi veren tarafından kabul edilmek zorunda olduğu belirtilmektedir.
Bu nedenle banka, tüketiciye yalnızca kendi anlaşmalı sigorta şirketinden poliçe yaptırmasını dayatamaz. Ancak teminatın kredi konusu, kalan borç ve vade ile uyumlu olması gerekir.
3. Krediye Bağlı Hayat Sigortasında Teminatın Borçla Uyumlu Olması
Kredi bağlantılı sigorta, kredi borcunun geri ödenmesini teminat altına alma amacına hizmet eder. Bu nedenle poliçe tutarı, kredi borcu ve kredi vadesiyle uyumlu olmalıdır. Tüketici kredisi kullanan kişi vefat ettiğinde, poliçe teminatı kredi borcunu karşılıyorsa sigorta şirketinin ödeme yapması gerekir.
Poliçe tutarının kredi borcundan düşük olması hâlinde ise sigorta bedeli borcun tamamını kapatmayabilir. Bu durumda açıkta kalan bakiye için mirasçıların sorumluluğu; mirasın reddedilip reddedilmediğine, terekenin durumuna ve diğer hukuki şartlara göre ayrıca değerlendirilir.
IV. Hayat Sigortası Varsa Banka Mirasçılara Başvurabilir mi?
1. Genel Kural: Banka Öncelikle Sigorta Şirketine Başvurmalıdır
Kredi borçlusunun vefat tarihinde geçerli ve yürürlükte bir hayat sigortası poliçesi varsa, banka poliçe kapsamındaki alacağı için öncelikle sigorta şirketine başvurmalıdır. Özellikle banka poliçede dain-i mürtehin olarak gösterilmişse, sigorta tazminatını talep etme hakkı bankaya aittir.
Bu durumda bankanın sigorta şirketine başvurmadan doğrudan mirasçılara hakkında icra takibi başlatması veya dava açması hakkaniyete ve iyi niyet kurallarına aykırı kabul edilebilir.
2. Yargıtay’ın Konuya Yaklaşımı
Yargıtay kararlarında da hayat sigortası bulunan kredi borçlarında bankanın öncelikle sigorta şirketine yönelmesi gerektiği kabul edilmektedir. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 28.03.2019 tarihli, 2016/27243 E. ve 2019/4131 K. sayılı kararında, hayat sigortası bulunan tüketici kredisi borcunda bankanın sigorta şirketine başvurmadan mirasçılara karşı takip başlatmasının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Söz konusu kararda, murisin kredi sözleşmesine bağlı olarak hayat sigortası bulunduğu, bankanın poliçede dain-i mürtehin sıfatının yer aldığı ve vefat tazminatını sigorta şirketinden talep etme hakkı bulunduğu vurgulanmıştır. Buna rağmen bankanın sigorta şirketine karşı hukuki yolları tüketmeden mirasçılara başvurması uygun görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 26.05.2021 tarihli, 2021/2613 E. ve 2021/5519 K. sayılı kararında da tüketici kredisi için hayat sigortası yaptırılmışsa, sigorta şirketine başvurulmadan mirasçılardan talepte bulunulamayacağı yönünde değerlendirme yapılmıştır.
3. Bankanın Doğrudan Mirasçılara Başvurması Hangi Durumlarda Tartışmalı Hâle Gelir?
Bankanın mirasçılara doğrudan başvurması özellikle şu durumlarda hukuken tartışmalı hâle gelir:
- Krediye bağlı hayat sigortası vefat tarihinde yürürlükteyse,
- Poliçede banka dain-i mürtehin veya lehtar olarak gösterilmişse,
- Sigorta primi ödenmişse,
- Ölüm poliçe teminatı kapsamındaysa,
- Sigorta şirketinin ödeme yükümlülüğü açıkça doğmuşsa,
- Banka sigorta şirketine başvurmadan mirasçılara icra takibi yapmışsa.
Bu hâllerde mirasçılar, bankanın öncelikle sigorta şirketine başvurması gerektiğini ileri sürebilir.
V. Hayat Sigortası Bulunmasına Rağmen Mirasçılara Başvurulabilecek Hâller
Hayat sigortasının varlığı, her durumda ve otomatik olarak mirasçıların sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmaz. Poliçenin kapsamı, geçerliliği ve ödeme koşulları ayrıca incelenmelidir.
1. Poliçenin Vefat Tarihinde Yürürlükte Olmaması
Hayat sigortası poliçesi, vefat tarihinde yürürlükte değilse sigorta şirketinin ödeme yükümlülüğü doğmayabilir. Özellikle yıllık yenilenen hayat sigortalarında poliçenin yenilenip yenilenmediği önem taşır.
Bazı kredi sözleşmelerinde uzun vadeli kredi verilmesine rağmen hayat sigortası yalnızca bir yıllık yapılmakta ve sonraki yıllarda yenilenmemektedir. Bu durumda vefat, poliçe süresi dışında gerçekleşmişse, sigorta şirketi ödeme yapmaktan kaçınabilir. Ancak poliçenin yenilenmemesinde bankanın veya sigorta aracısının kusuru bulunup bulunmadığı ayrıca araştırılmalıdır.
2. İlk Prim veya Primlerin Ödenmemiş Olması
TTK m. 1487’ye göre hayatı sigorta edilen kişi, ilk primin ödenmesinden önce ölmüşse sigorta sözleşmesi geçersizdir.
Bu nedenle hayat sigortasının gerçekten yürürlüğe girip girmediği, ilk primin ödenip ödenmediği ve sigorta şirketinin teminat sorumluluğunun başlayıp başlamadığı incelenmelidir. İlk prim ödenmemişse, sigorta şirketi ödeme yapmayabilir.
3. Ölümün Teminat Dışı Hâllerden Kaynaklanması
Her hayat sigortası poliçesi aynı kapsamda değildir. Bazı poliçelerde belirli ölüm nedenleri teminat dışında bırakılmış olabilir. Örneğin intihar, savaş, tehlikeli sporlar, belirli hastalıklar, beyan edilmeyen mevcut sağlık sorunları veya poliçe özel şartlarında yer alan istisnalar gündeme gelebilir.
Bu nedenle mirasçılar yalnızca poliçenin varlığıyla yetinmemeli, poliçe genel ve özel şartlarını da incelemelidir.
4. Sağlık Beyanının Gerçeğe Aykırı Verilmesi
Hayat sigortalarında sigortalının sağlık durumu, sigorta şirketinin riski kabul edip etmeyeceğini veya primi hangi tutarda belirleyeceğini etkiler. Sigortalı, bildiği ciddi bir hastalığı sigorta şirketinden saklamışsa, sigorta şirketi beyan yükümlülüğünün ihlal edildiğini ileri sürebilir.
Ancak bu savunmanın her olayda otomatik olarak kabul edileceği söylenemez. Sigorta şirketinin hangi soruları sorduğu, sigortalının bu sorulara ne cevap verdiği, hastalığın bilinip bilinmediği, ölüm nedeni ile saklanan hastalık arasında bağlantı bulunup bulunmadığı ve sigorta şirketinin gerekli incelemeyi yapıp yapmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
5. Poliçe Limitinin Kredi Borcunu Karşılamaması
Poliçe limiti kalan kredi borcundan düşükse, sigorta şirketi yalnızca poliçe limiti kadar ödeme yapabilir. Bu durumda kalan kredi borcu bakımından mirasçıların sorumluluğu gündeme gelebilir.
Ancak mirasçılar mirası reddetmişse veya terekenin borca batık olduğu ileri sürülebiliyorsa, kalan borç bakımından da ayrıca savunma yapılabilir.
6. Mirasın Reddedilmemiş Olması
Hayat sigortası teminatı borcu karşılamıyorsa veya sigorta şirketi hukuka uygun şekilde ödeme yapmıyorsa, genel miras hukuku kuralları devreye girebilir. Mirasçılar mirası reddetmemişse tereke borçlarından sorumlu olabilirler.
TMK m. 606’ya göre miras, üç ay içinde reddolunabilir. Bu süre, yasal mirasçılar için kural olarak mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten itibaren işlemeye başlar.
VI. Mirasçılar Ne Yapmalıdır?
1. Kredi Sözleşmesi ve Poliçe Mutlaka Temin Edilmelidir
Kredi borçlusunun vefatı hâlinde mirasçıların ilk yapması gereken işlem, kredi sözleşmesini ve hayat sigortası poliçesini temin etmektir. Bankadan kredi dosyası, ödeme planı, kalan borç tutarı, poliçe bilgileri ve varsa sigorta başvuru formu talep edilmelidir.
Sigorta şirketinden ise poliçe, genel şartlar, özel şartlar, prim ödeme bilgileri, lehtar veya dain-i mürtehin kaydı ve hasar dosyası bilgileri istenmelidir.
2. Poliçenin Vefat Tarihini Kapsayıp Kapsamadığı İncelenmelidir
Mirasçılar, poliçenin başlangıç ve bitiş tarihlerini kontrol etmelidir. Vefat tarihi poliçe süresi içinde kalıyorsa, sigorta şirketinin ödeme yükümlülüğü gündeme gelebilir.
Vefat tarihi poliçe süresi dışında kalıyorsa, poliçenin yenilenmemesinin sebebi araştırılmalıdır. Özellikle bankanın düzenli olarak prim tahsil ettiği, ancak poliçeyi yenilemediği iddia ediliyorsa, bankanın sorumluluğu gündeme gelebilir.
3. Sigorta Şirketine Yazılı Başvuru Yapılmalıdır
Mirasçılar veya banka, sigorta şirketine yazılı başvuru yaparak vefat tazminatının ödenmesini talep etmelidir. Başvuruda genellikle şu belgeler istenir:
- Ölüm belgesi,
- Veraset ilamı,
- Kredi sözleşmesi,
- Hayat sigortası poliçesi,
- Kalan kredi borç dökümü,
- Hastane kayıtları veya ölüm nedenine ilişkin belgeler,
- Kimlik ve başvuru belgeleri.
Başvurunun yazılı yapılması ve başvuru tarihinin ispatlanabilir olması önemlidir.
4. Bankanın Ödeme Talebine Yazılı Cevap Verilmelidir
Banka, hayat sigortası olmasına rağmen mirasçılardan ödeme talep ediyorsa, mirasçılar bu talebe yazılı cevap vermelidir. Cevapta, poliçenin varlığı, bankanın dain-i mürtehin sıfatı, sigorta şirketine başvuru yapılması gerektiği ve doğrudan mirasçılara yönelmenin hukuka aykırı olduğu belirtilmelidir.
Bu yazılı cevap, daha sonra açılabilecek dava veya icra takibi bakımından delil niteliği taşıyabilir.
5. İcra Takibi Başlatılmışsa Süresinde İtiraz Edilmelidir
Banka mirasçılar hakkında icra takibi başlatmışsa, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal sürede itiraz edilmelidir. İtiraz dilekçesinde;
- Krediye bağlı hayat sigortasının bulunduğu,
- Bankanın poliçede dain-i mürtehin olduğu,
- Öncelikle sigorta şirketine başvurulması gerektiği,
- Sigorta şirketine karşı hukuki yollar tüketilmeden mirasçılara başvurulamayacağı,
- Mirasın reddedilip reddedilmediği veya terekenin borca batık olup olmadığı,
- Borç miktarına ve ferilerine itiraz edildiği
açıkça belirtilmelidir.
6. Reddi Miras veya Hükmen Ret İhtimali Değerlendirilmelidir
Mirasçılar, kredi borcu dışında başka borçların da bulunduğunu öğrenmişse, mirasın reddi seçeneğini değerlendirmelidir. TMK m. 606 uyarınca mirasın reddi için üç aylık süre bulunmaktadır.
Eğer mirasbırakanın ölüm tarihinde terekenin borca batık olduğu açıkça belli veya resmen tespit edilmişse, TMK m. 605/2 kapsamında miras hükmen reddedilmiş sayılabilir. Hükmen ret bakımından klasik üç aylık sürenin uygulanmadığı kabul edilmektedir.
Bu husus özellikle hayat sigortası teminatının borcu karşılamadığı veya sigorta şirketinin ödeme yapmadığı durumlarda önem kazanır.
VII. Sigorta Şirketinin Ödeme Yapmaması Hâlinde Açılabilecek Davalar
1. Sigorta Şirketine Karşı Alacak Davası
Sigorta şirketi, poliçe yürürlükte olduğu ve riziko teminat kapsamında bulunduğu hâlde ödeme yapmaktan kaçınırsa, sigorta şirketine karşı alacak davası açılabilir. Bu davada poliçe kapsamı, ölüm nedeni, prim ödeme durumu ve teminat dışı hâl bulunup bulunmadığı incelenir.
Davayı banka açabileceği gibi, somut duruma göre mirasçılar da sigorta şirketine karşı talepte bulunabilir. Özellikle banka pasif kalıyor ve mirasçılara ödeme baskısı yapıyorsa, mirasçılar poliçeden doğan hakların kullanılmasını talep edebilir.
2. Bankaya Karşı Menfi Tespit Davası
Banka, hayat sigortası bulunmasına rağmen mirasçılara karşı icra takibi başlatmış veya ödeme talep etmişse, mirasçılar borçlu olmadıklarının tespiti için menfi tespit davası açabilir.
Bu davada, krediye bağlı hayat sigortasının varlığı, bankanın dain-i mürtehin sıfatı, sigorta şirketine başvuru yapılıp yapılmadığı ve mirasçıların sorumluluğunun doğup doğmadığı değerlendirilir.
3. İtirazın İptali Davasında Savunma
Banka icra takibi başlatır ve mirasçılar takibe itiraz ederse, banka itirazın iptali davası açabilir. Bu davada mirasçılar, hayat sigortası poliçesi nedeniyle bankanın öncelikle sigorta şirketine başvurması gerektiğini savunabilir.
Yargıtay’ın yukarıda belirtilen kararlarında da, hayat sigortası ve dain-i mürtehin kaydı bulunan durumlarda bankanın sigorta şirketine karşı hukuki yolları tüketmeden mirasçılara başvurmasının uygun olmadığı kabul edilmektedir.
4. Tüketici Mahkemesi ve Görev Sorunu
Kredi sözleşmesi tüketici kredisi niteliğindeyse, uyuşmazlık çoğu zaman tüketici işlemi kapsamında değerlendirilir. Bu durumda görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi olabilir. Kredi ticari kredi niteliğindeyse veya sigorta uyuşmazlığının tarafları farklı ise görevli mahkeme ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle dava açmadan önce kredi türü, taraf sıfatları ve uyuşmazlığın hukuki niteliği belirlenmelidir.
VIII. Uygulamada En Sık Karşılaşılan Sorunlar
1. Bankanın Sigorta Şirketine Başvurmadan Mirasçılara Yönelmesi
En sık karşılaşılan sorun, bankanın poliçe bulunmasına rağmen doğrudan mirasçılardan ödeme istemesidir. Oysa banka poliçede dain-i mürtehin ise ve ölüm teminat kapsamında gerçekleşmişse, öncelikle sigorta şirketinden ödeme talep etmelidir.
2. Sigorta Şirketinin Hastalık Gerekçesiyle Ödeme Yapmaması
Sigorta şirketleri bazen sigortalının ölümünden sonra, sigortalının poliçe düzenlenirken mevcut hastalığını beyan etmediğini ileri sürerek ödeme yapmayı reddedebilir. Bu durumda hastalığın poliçe öncesinde bilinip bilinmediği, beyan formunun içeriği, sigorta şirketinin sağlık araştırması yapıp yapmadığı ve ölüm nedeni incelenmelidir.
3. Poliçenin Her Yıl Yenilenmemesi
Uzun vadeli kredilerde hayat sigortasının yıllık olarak yenilenmesi gerekirken, bazı durumlarda poliçe yenilenmemiş olabilir. Bu durumda poliçenin yenilenmemesinde kimin sorumlu olduğu önemlidir. Banka veya sigorta aracısı tüketicide poliçenin devam ettiği yönünde güven oluşturmuşsa, sorumluluk tartışması doğabilir.
4. Poliçe Limitinin Kredi Borcundan Düşük Olması
Poliçe limiti, kalan kredi borcunu tamamen karşılamayabilir. Bu durumda sigorta şirketi poliçe limiti kadar ödeme yapar; kalan borç için mirasçıların sorumluluğu ayrıca değerlendirilir. Mirasın reddi, hükmen ret veya borca itiraz gibi yollar bu noktada önem kazanır.
5. Mirasçıların Borcu Bilmeden Ödeme Yapması
Uygulamada mirasçılar, bankadan gelen bildirim veya icra tehdidi nedeniyle hayat sigortasını araştırmadan ödeme yapabilmektedir. Oysa ödeme yapılmadan önce poliçe bilgileri, sigorta şirketi başvurusu ve mirasın reddi ihtimali mutlaka incelenmelidir.
IX. Sıkça Sorulan Sorular
1. Ölen kişinin hayat sigortası varsa kredi borcu silinir mi?
Krediye bağlı hayat sigortası varsa ve poliçe vefat tarihinde yürürlükte olup ölüm teminat kapsamında gerçekleşmişse, sigorta şirketi poliçe limiti dahilinde kalan kredi borcunu öder. Bu durumda borç poliçe kapsamında kapanabilir. Ancak poliçenin geçerliliği, teminat dışı hâller ve poliçe limiti ayrıca incelenmelidir.
2. Banka hayat sigortası varken mirasçılara icra takibi yapabilir mi?
Banka, poliçe kapsamında alacağını sigorta şirketinden tahsil edebilecek durumdaysa, öncelikle sigorta şirketine başvurmalıdır. Yargıtay kararlarında da sigorta şirketine karşı hukuki yollar tüketilmeden mirasçılara başvurulması hukuka uygun görülmemektedir.
3. Hayat sigortası yoksa kredi borcu mirasçılara geçer mi?
Hayat sigortası yoksa veya poliçe geçersizse, kredi borcu tereke borcu olarak mirasçılara geçebilir. Mirasçılar mirası reddetmemişse, TMK m. 599 ve m. 641 gereği tereke borçlarından sorumlu olabilirler.
4. Mirasçılar kredi borcundan kurtulmak için ne yapabilir?
Mirasçılar öncelikle hayat sigortası poliçesini araştırmalı, sigorta şirketine başvurmalı, bankanın ödeme taleplerine yazılı cevap vermeli ve icra takibi varsa süresinde itiraz etmelidir. Ayrıca mirasın reddi veya hükmen ret ihtimali de değerlendirilmelidir.
5. Reddi miras süresi kaç aydır?
TMK m. 606’ya göre miras üç ay içinde reddedilebilir. Yasal mirasçılar bakımından bu süre, kural olarak mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten itibaren işlemeye başlar.
6. Tereke borca batıksa ne olur?
Mirasbırakanın ölüm tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse, miras hükmen reddedilmiş sayılabilir. Hükmen ret bakımından üç aylık klasik reddi miras süresinin uygulanmadığı kabul edilmektedir.
7. Sigorta şirketi hastalık nedeniyle ödeme yapmazsa ne yapılabilir?
Sigorta şirketinin ret gerekçesi incelenmelidir. Sigortalının hastalığı bilip bilmediği, sağlık beyan formunda hangi soruların sorulduğu, ölüm nedeni ile hastalık arasında bağlantı bulunup bulunmadığı ve sigorta şirketinin gerekli incelemeyi yapıp yapmadığı araştırılmalıdır. Ret haksızsa sigorta şirketine karşı dava açılabilir.
8. Poliçe süresi dolmuşsa banka yine sigortaya başvurmak zorunda mı?
Vefat tarihinde poliçe yürürlükte değilse sigorta şirketinin ödeme yükümlülüğü doğmayabilir. Ancak poliçenin yenilenmemesinde bankanın veya sigorta aracısının kusuru varsa, bu durum ayrıca hukuki sorumluluk doğurabilir.
9. Poliçe borcun tamamını karşılamazsa ne olur?
Sigorta şirketi poliçe limiti kadar ödeme yapar. Kalan borç bakımından mirasçıların sorumluluğu, mirasın reddedilip reddedilmediğine ve terekenin durumuna göre ayrıca değerlendirilir.
10. Bankaya karşı hangi dava açılabilir?
Banka hayat sigortası olmasına rağmen mirasçılara yöneliyorsa, somut duruma göre icra takibine itiraz, menfi tespit davası, tüketici mahkemesinde dava veya sigorta şirketine karşı alacak davası gündeme gelebilir.
Sonuç
Kredi borçlusunun vefatı hâlinde, krediye bağlı hayat sigortasının bulunması mirasçıların sorumluluğunu doğrudan etkileyen önemli bir durumdur. Geçerli, yürürlükte ve vefat riskini kapsayan bir hayat sigortası poliçesi mevcutsa, banka poliçe kapsamındaki kredi alacağı için öncelikle sigorta şirketine başvurmalıdır. Bankanın sigorta şirketine karşı hukuki yolları tüketmeden mirasçılara yönelmesi, Yargıtay kararlarında da hukuka uygun görülmemektedir.
Bununla birlikte hayat sigortasının varlığı her durumda borcun tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez. Poliçenin süresi, prim ödeme durumu, teminat dışı hâller, sağlık beyanı, lehtar veya dain-i mürtehin kaydı ve poliçe limiti ayrıca incelenmelidir. Poliçe geçersizse, teminat dışı hâl varsa veya sigorta bedeli borcu karşılamıyorsa, mirasçıların sorumluluğu miras hukuku hükümleri çerçevesinde yeniden değerlendirilir.
Bu nedenle kredi borçlusunun vefatı hâlinde mirasçılar, ödeme yapmadan önce mutlaka kredi sözleşmesini, hayat sigortası poliçesini, kalan borç dökümünü, sigorta şirketinin ret veya kabul yazısını ve mirasın reddi ihtimalini birlikte değerlendirmelidir.
Hukuk büromuz; kredi borçlusunun ölümü hâlinde hayat sigortasından kaynaklanan uyuşmazlıklar, bankaların mirasçılara yönelttiği icra takipleri, menfi tespit davaları, sigorta şirketlerine karşı alacak talepleri, reddi miras ve hükmen ret süreçlerinde hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.
Av. Beyza Nur Değirmencioğlu
Avukat / İstanbul





