Mirasbırakanın Borçlarından Sorumluluk
1. Külli Halefiyet İlkesi
Miras hukukunun temelini külli halefiyet ilkesi oluşturur. TMK m.599 uyarınca mirasçılar, mirasbırakanın ölümüyle birlikte mirası bir bütün olarak ve kanun gereği kazanır.
Bu ilke, yalnızca malvarlığı unsurlarını değil, borçları da kapsar. Başka bir ifadeyle; mirasbırakanın taşınır ve taşınmazları, alacakları ve hakları mirasçılara geçtiği gibi, borçları da kendiliğinden mirasçılara intikal eder. Bunun için ayrıca bir kabul beyanı gerekmez.
Dolayısıyla borcun kaynağı ister sözleşme, ister haksız fiil, isterse sebepsiz zenginleşme olsun; mirasçılar bu borçlardan kural olarak sorumlu hâle gelir.
2. Mirasçıların Borçlardan Sorumluluğunun Kapsamı
Türk hukukunda mirasçıların borçlara ilişkin sorumluluğu oldukça geniştir. Bu sorumluluk iki temel başlık altında incelenir:
A. Şahsi Sorumluluk (Kişisel Malvarlığı ile Sorumluluk)
Mirasçılar, mirasbırakanın borçlarından yalnızca tereke ile sınırlı olarak sorumlu değildir. Aksine, kural olarak kendi kişisel malvarlıklarıyla da sorumluluk üstlenirler.
Bu nedenle, mirasbırakanın borçları terekenin aktifinden fazla olsa bile alacaklılar mirasçının;
-
evine,
-
aracına,
-
banka hesaplarına
haciz koyabilir.
Ancak burada önemli bir zamanlama unsuru bulunur. Alacaklılar, mirasçının kişisel malvarlığına mirasın kabul edilmesinden sonra veya 3 aylık ret süresinin dolmasıyla birlikte başvurabilir.
B. Müteselsil Sorumluluk (Zincirleme Sorumluluk)
Birden fazla mirasçının bulunduğu hâllerde, mirasçılar tereke borçlarından müteselsilen sorumlu olur. Bu durum uygulamada ciddi riskler doğurur.
Bu kapsamda:
-
Alacaklı seçim hakkına sahiptir. Borcun tamamı için tüm mirasçılara başvurabileceği gibi yalnızca mali durumu iyi olan tek bir mirasçıyı da seçebilir.
-
“Payım kadar öderim” savunması geçerli değildir. Alacaklı, borcun tamamını talep edebilir.
-
Rücu hakkı iç ilişkidedir. Borcun tamamını ödeyen mirasçı, ödediği fazla kısım için diğer mirasçılara payları oranında rücu edebilir. Ancak bu durum alacaklıyı ilgilendirmez.
3. Mirasçılar Hangi Borçlardan Sorumludur?
Mirasçıların sorumluluğu yalnızca mirasbırakanın sağlığında yaptığı borçlarla sınırlı değildir. Kanun, tereke borçları kavramını daha geniş tutmuştur.
Mirasçıların sorumlu olduğu başlıca borç ve giderler şunlardır:
-
Mirasbırakanın kişisel borçları (kredi, sözleşme borçları vb.)
-
Cenaze giderleri
-
Terekenin korunması ve yönetimi için yapılan giderler
-
Mirasbırakanla birlikte yaşayan kişilerin 3 aylık bakım giderleri
-
Aileye özgülenen tazminatlar (terekenin acze düşmemesi şartıyla)
4. Özel Borç Türlerinde Sorumluluk Rejimi
Her borç türünde aynı sorumluluk kuralları uygulanmaz. Özellikle vergi ve kefalet borçlarında farklı düzenlemeler mevcuttur.
A. Vergi Borçlarında Sorumluluk
Vergi borçlarında müteselsil sorumluluk uygulanmaz. Vergi Usul Kanunu m.12 gereğince her mirasçı, vergi borcundan yalnızca miras hissesi oranında sorumlu olur.
Buna ek olarak, cezaların şahsiliği ilkesi gereği;
-
usulsüzlük,
-
vergi ziyaı
gibi vergi cezaları, mirasbırakanın ölümüyle birlikte düşer ve mirasçılara geçmez.
B. Kefalet Borçlarında Sorumluluk
Mirasbırakanın kefil olduğu borçlarda mirasçıların sorumluluğu resmi defter tutulmasına bağlıdır.
-
Resmi defter tutulmuş ve kefalet borcu deftere yazılmışsa, mirasçılar yalnızca defterdeki miktar kadar sorumlu olur.
-
Resmi defter tutulmamışsa, mirasçılar kefalet borcundan da şahsen ve müteselsilen sorumlu olmaya devam eder.
5. Sorumluluk Ne Zaman Sona Erer?
Mirasçıların borçlara ilişkin sorumluluğu sınırsız değildir. Ancak burada iki farklı süre kavramı sıklıkla karıştırılır.
A. Müteselsil Sorumluluğun Sona Ermesi (5 Yıl)
Mirasın paylaşılmasından itibaren 5 yıl geçmesiyle, mirasçıların müteselsil sorumluluğu sona erer. Bu süreden sonra alacaklı, her mirasçıdan yalnızca payı oranında talepte bulunabilir.
B. Alacağın Zamanaşımı
Beş yıllık süre, borcu ortadan kaldırmaz. Alacağın kendisi, genel hükümlere göre (çoğunlukla 10 yıl) zamanaşımına tabidir.
6. Mirasçılar Borçlardan Nasıl Kurtulabilir?
Borçların ağır olduğu durumlarda hukuk sistemi mirasçılara çeşitli koruma mekanizmaları sunar.
A. Mirasın Reddi
Mirasçılar, ölüm tarihini öğrendikleri andan itibaren 3 ay içinde Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak mirası reddedebilir.
-
Gerçek ret: Açık irade beyanıyla yapılan reddir.
-
Hükmi ret: Mirasbırakanın borca batık olduğu açıkça belli veya resmen tespit edilmişse, miras kendiliğinden reddedilmiş sayılır.
Ret süresi dolmadan tereke mallarına sahiplenen mirasçı, ret hakkını kaybeder.
B. Resmi Defter Tutulması
Mirasçılar, terekenin durumundan emin değilse 1 ay içinde resmi defter tutulmasını talep edebilir. Bu sayede yalnızca deftere yazılan borçlardan sorumlu olurlar.
C. Resmi Tasfiye
Resmi tasfiye talep edildiğinde, tereke devlet tarafından tasfiye edilir. Borçlar ödenir, artan bir değer kalırsa mirasçılara verilir. Bu durumda mirasçılar şahsi sorumluluk üstlenmez.
7. Miras Payının Devri Borç Sorumluluğunu Kaldırır mı?
Miras payının devri, borçlardan kurtulma sonucunu doğurmaz.
-
Payın diğer mirasçıya devri hâlinde sorumluluk 5 yıl daha devam eder.
-
Payın üçüncü kişiye devri ise mirasçılık sıfatını ortadan kaldırmaz.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Ölen babamın borcundan dolayı bana haciz gelir mi? Evet, mirası reddetmediyseniz ve kabul süresi geçtiyse, babanızın borçlarından dolayı şahsi malvarlığınıza (evinize, maaşınıza) haciz gelebilir. Ancak henüz ret süresi (3 ay) dolmadıysa, bu süre içinde şahsi mallarınıza dokunulamaz.
2. Mirası reddedersem borçlardan kurtulur muyum? Evet, mirası usulüne uygun olarak reddederseniz mirasçılık sıfatınız sona erer ve mirasbırakanın borçlarından sorumlu olmazsınız.
3. Kardeşlerden biri borcu öderse ne olur? Müteselsil sorumluluk gereği borcu ödeyen kardeş, ödediği miktar kendi miras payını aşıyorsa, aşan kısım için diğer kardeşlere rücu edebilir (onlardan talep edebilir).
4. Vergi borçları da bana geçer mi? Evet geçer, ancak vergi borçlarında “müteselsil sorumluluk” yoktur. Her mirasçı, vergi borcundan sadece kendi miras hissesi oranında sorumludur. Vergi cezaları ise ölümle birlikte düşer.
