4857 sayılı İş Kanunu kapsamında yıllık ücretli izin hakkı, anayasal temeli olan dinlenme hakkının bir tezahürü olup kamu düzenine ilişkindir. Bu hakkın kullanımına ilişkin usul ve esaslar kanun ve ilgili yönetmeliklerle sıkı şekil şartlarına bağlanmıştır. İşverenin bu süreçteki en temel yükümlülüklerinden biri, işçinin izin dönemine ait ücretini izne başlamadan evvel ödemektir.
Yıllık İzin Ücretinin Peşin Ödenme Zorunluluğu
4857 sayılı İş Kanunu’nun 57. maddesi ve Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’nin 21. maddesi uyarınca işveren, yıllık ücretli izne ayrılan her işçiye, izin dönemine ilişkin ücretini işçinin izine başlamasından önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermekle yükümlüdür. Bu düzenleme ile işçinin izin süresince herhangi bir mali kaygı gütmeksizin dinlenme hakkını kullanmasını sağlamak amaçlanmıştır.
Söz konusu yükümlülük mutlak emredici nitelikte olup, işçinin bu yönde ayrıca bir talepte bulunmasına gerek yoktur. İşverenin talebin yokluğu veya yerleşik iş yaşamı teamülleri üzerinden geliştirdiği savunmalar hukuken geçerli kabul edilmemektedir.
İşçinin Haklı Nedenle Fesih Hakkı
İşverenin yıllık izin ücretini izinden önce ödememesi, kanun hükümlerine aykırı bir davranış olup işçi bakımından haklı nedenle fesih imkânı doğurur. İş Kanunu’nun 24/II-e bendi uyarınca ücretin kanun hükümlerine uygun ödenmemesi ve 24/II-f bendi uyarınca çalışma şartlarının uygulanmaması nedenlerine dayalı olarak işçi, iş sözleşmesini derhal feshedebilir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 10.03.2025 tarihli, 2025/2024 Esas ve 2025/2487 Karar sayılı ilamında bu husus şu şekilde vurgulanmıştır:
“İş Kanunu’nun ilgili hükmünde işveren tarafından işçiye ücretinin kanun hükümlerine uygun olarak ödenmemesi ve aynı maddenin ilgili alt bendinde çalışma şartlarının uygulanmaması, haklı fesih nedeni olarak düzenlenmiştir. Şu hâlde anılan hükümler gereğince yıllık izne ilişkin ücretin, yıllık izne ayrılmadan evvel işverence peşin ödenmediği gerekçesiyle yapılan fesih haklı nedene dayalıdır.”
Yine aynı kararda, ödemenin yapılmamasının işçi tarafından talep edilmesine gerek olmadığı belirtilmiştir:
“İşverence yıllık ücretli izin kullanan her işçiye, izin dönemine ilişkin ücretinin izne başlamadan evvel peşin olarak verilmesi veya avans olarak ödenmesi mutlak emredici şekilde düzenlenmiş olup bunun için işçinin ayrıca yıllık izin ücretinin ödenmesi hususunda bir talepte bulunmasına gerek yoktur.”
İşçinin Talep Edebileceği Haklar
Yıllık izin ücretinin peşin ödenmemesi nedeniyle haklı fesih hakkını kullanan işçi şu haklara sahip olur:
- Kıdem Tazminatı: İş sözleşmesini haklı nedenle fesheden işçi, çalışma süresi bir yılı doldurmuşsa kıdem tazminatına hak kazanır.
- İdari Yaptırımlar: İşverenin bu yükümlülüğe aykırı davranması, İş Kanunu’nun 103. maddesi uyarınca idari para cezasını gerektirir. 2025 yılı itibarıyla bu ceza tutarı, ihlalde bulunulan her bir işçi için 3.837 TL olarak belirlenmiştir.
- İhbar Süresi Beklemeksizin Fesih: İşçi, haklı nedenle fesihte ihbar süresine uymak zorunda değildir ve sözleşmeyi derhal sona erdirebilir.
İş sözleşmesi devam ederken kullanılmayan yıllık izinler ücrete dönüşmez; bu alacak ancak iş sözleşmesinin sona ermesiyle talep edilebilir hale gelir. Ancak izne çıkarılan işçiye bu ücretin peşin ödenmemesi, yukarıda açıklandığı üzere münferit bir haklı fesih sebebidir.
Sonuç olarak, işverenin yıllık izin ücretini peşin ödeme yükümlülüğü yasal bir zorunluluktur ve bu zorunluluğun ihlali, işçiye tazminatlarını alarak işten ayrılma hakkı tanıyan ağır bir sözleşme ihlali olarak kabul edilmektedir.
