Değirmencioğlu Hukuk ve Danışmanlık
Aile Hukuku

Aile Konutunun Sağ Kalan Eşe Özgülenmesi: Miras Hukuku ve Mal Rejimi Hükümleri Bakımından İnceleme

ÜD
Av. Ümit Değirmencioğlu
35 dk

Ölüm nedeniyle evliliğin sona ermesi halinde sağ kalan eşin aile konutu ve ev eşyası üzerindeki hakları ile mal rejimi ve miras hukuku bağlamındaki özgüleme talepleri.

İçindekiler

  1. 1.I. Aile Konutu Kavramı
  2. 1.1.1. Aile Konutu Nedir?
  3. 1.2.2. Her Konut Aile Konutu Sayılır mı?
  4. 1.3.3. Aile Konutu Şerhi Bulunması Zorunlu mudur?
  5. 2.II. Aile Konutunun Sağ Kalan Eşe Özgülenmesi Nedir?
  6. 2.1.1. Özgüleme Kavramı
  7. 2.2.2. Özgüleme Kendiliğinden Gerçekleşir mi?
  8. 2.3.3. Sağ Kalan Eşin Talep Hakkı Kişiye Sıkı Sıkıya Bağlıdır
  9. 3.III. Aile Konutunun Özgülenmesinin İki Kanuni Dayanağı
  10. 3.1.1. Genel Ayrım: TMK m. 240 ve TMK m. 652
  11. 3.2.2. TMK m. 240 Mal Rejimi Hukukuna İlişkindir
  12. 3.3.3. TMK m. 652 Miras Hukukuna İlişkindir
  13. 4.IV. TMK m. 240 Kapsamında Katılma Alacağına Mahsuben Özgüleme
  14. 4.1.1. TMK m. 240 Hangi Hâllerde Uygulanır?
  15. 4.2.2. TMK m. 240 Kapsamında Talep Edilebilecek Haklar
  16. 4.3.3. Katılma Alacağına Mahsup Ne Anlama Gelir?
  17. 4.4.4. Eski Yaşantıyı Devam Ettirme Amacı
  18. 4.5.5. TMK m. 240 Kapsamında Görevli Mahkeme
  19. 5.V. TMK m. 652 Kapsamında Miras Payına Mahsuben Özgüleme
  20. 5.1.1. TMK m. 652’nin Amacı
  21. 5.2.2. TMK m. 652 Kapsamında Ana Kural: Mülkiyet Hakkı
  22. 5.3.3. Miras Payına Mahsup Ne Anlama Gelir?
  23. 5.4.4. Haklı Sebepler Varsa İntifa veya Oturma Hakkı Tanınabilir
  24. 5.5.5. TMK m. 652 Mal Rejiminden Bağımsız Uygulanır
  25. 5.6.6. TMK m. 652 Kapsamında Görevli Mahkeme
  26. 6.VI. TMK m. 240 ile TMK m. 652 Arasındaki Temel Farklar
  27. 6.1.1. Hukuki Dayanak Farkı
  28. 6.2.2. Talep Edilen Hakkın Niteliği Farklıdır
  29. 6.3.3. Mahsup Edilen Değer Farklıdır
  30. 6.4.4. Görevli Mahkeme Farklıdır
  31. 6.5.5. Uygulama Alanı Farklıdır
  32. 7.VII. Aile Konutunun Sağ Kalan Eşe Özgülenmesinin Şartları
  33. 7.1.1. Evlilik Ölüm Nedeniyle Sona Ermiş Olmalıdır
  34. 7.2.2. Sağ Kalan Eş Mirasçılık Sıfatına Sahip Olmalıdır
  35. 7.3.3. Aile Konutu Tereke Malları Arasında Bulunmalıdır
  36. 7.4.4. Konut Ölüm Anında Aile Konutu Niteliği Taşımalıdır
  37. 7.5.5. Sağ Kalan Eş Talepte Bulunmalıdır
  38. 7.6.6. Talep Paylaşmadan Önce İleri Sürülmelidir
  39. 8.VIII. Boşanma Davası Sırasında Eşlerden Birinin Ölmesi
  40. 8.1.1. Boşanma Kesinleşmeden Ölüm Hâlinde Evlilik Ölümle Sona Erer
  41. 8.2.2. TMK m. 181/2 Kapsamında Mirasçılık Kaybı
  42. 8.3.3. Özgüleme Talebine Etkisi
  43. 9.IX. Ev Eşyasının Sağ Kalan Eşe Özgülenmesi
  44. 9.1.1. Ev Eşyası da Koruma Kapsamındadır
  45. 9.2.2. Ev Eşyası Kapsamına Neler Girer?
  46. 9.3.3. Ev Eşyasının Miras Payına veya Katılma Alacağına Mahsubu
  47. 10.X. Meslek veya Sanat İstisnası
  48. 10.1.1. Altsoyun Meslek veya Sanat İhtiyacı Varsa Sınırlama Doğabilir
  49. 10.2.2. İstisna Dar Yorumlanmalıdır
  50. 10.3.3. Tarımsal Taşınmazlara İlişkin Hükümler Saklıdır
  51. 11.XI. Aile Konutunun Değeri Miras Payını veya Katılma Alacağını Aşarsa Ne Olur?
  52. 11.1.1. Bedel Farkı Ödenebilir
  53. 11.2.2. Ödeme Gücü Yoksa İntifa veya Oturma Hakkı Gündeme Gelebilir
  54. 11.3.3. Bilirkişi Değerlemesi Önemlidir
  55. 12.XII. Özgüleme Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
  56. 12.1.1. TMK m. 240’a Dayalı Talepte Görevli Mahkeme
  57. 12.2.2. TMK m. 652’ye Dayalı Talepte Görevli Mahkeme
  58. 12.3.3. Aile Konutu Niteliğinin Tespiti
  59. 12.4.4. Yetkili Mahkeme
  60. 13.XIII. Aile Konutunun Özgülenmesi Talebinde Deliller
  61. 13.1.1. Tapu Kaydı
  62. 13.2.2. Mirasçılık Belgesi
  63. 13.3.3. Aile Konutu Niteliğini Gösteren Belgeler
  64. 13.4.4. Taşınmaz Değerleme Raporu
  65. 13.5.5. Mal Rejimi Tasfiyesine İlişkin Deliller
  66. 14.XIV. Uygulamada Sık Karşılaşılan Sorunlar
  67. 14.1.1. TMK m. 240 ile TMK m. 652’nin Karıştırılması
  68. 14.2.2. Yanlış Mahkemede Dava Açılması
  69. 14.3.3. Talebin Geç İleri Sürülmesi
  70. 14.4.4. Aile Konutu Niteliğinin İspatlanamaması
  71. 14.5.5. Bedel Farkının Hesaplanmaması
  72. 15.XV. Sıkça Sorulan Sorular
  73. 16.Sonuç

Evlilik birliği, eşlerden birinin ölümüyle sona erdiğinde yalnızca kişisel ve ailevi sonuçlar doğmaz; aynı zamanda mal rejimi ve miras hukuku bakımından da önemli sonuçlar ortaya çıkar. Eşlerin birlikte yaşadıkları aile konutu, çoğu zaman yalnızca ekonomik değeri olan bir taşınmaz değil, sağ kalan eşin yaşam düzeninin, barınma hakkının ve sosyal güvencesinin merkezidir.

Bu nedenle Türk Medeni Kanunu, sağ kalan eşin aile konutu üzerindeki menfaatini özel olarak korumuştur. Kanun koyucu, ölüm nedeniyle evlilik birliği sona erdiğinde sağ kalan eşin bir anda barınma güvencesini kaybetmesini önlemek amacıyla iki ayrı hukuki düzenleme öngörmüştür. Bunlardan ilki mal rejiminin tasfiyesi kapsamında aile konutu ve ev eşyası üzerinde sağ kalan eşe hak tanıyan TMK m. 240, ikincisi ise mirasın paylaşılması kapsamında aile konutu ve ev eşyasının sağ kalan eşe özgülenmesini düzenleyen TMK m. 652 hükmüdür.

Bu iki hüküm benzer amaca hizmet etse de hukuki dayanakları, uygulanma şartları, görevli mahkemeleri ve sağ kalan eşe tanıdığı hakların niteliği bakımından birbirinden farklıdır. Bu nedenle aile konutunun sağ kalan eşe özgülenmesi talebinde bulunulmadan önce, talebin mal rejimi tasfiyesine mi, yoksa mirasın paylaşılmasına mı dayandığı doğru belirlenmelidir.


I. Aile Konutu Kavramı

1. Aile Konutu Nedir?

Aile konutu, eşlerin evlilik birliği içinde ortak yaşamlarını sürdürdükleri, hayat faaliyetlerinin merkezini oluşturan ve aile yaşamına özgülenmiş konuttur. Bu konut, eşlerin fiilen birlikte yaşadığı, aile düzenini kurduğu ve sosyal yaşamını şekillendirdiği yerdir.

Bir taşınmazın aile konutu sayılabilmesi için yalnızca tapuda eşlerden biri adına kayıtlı olması yeterli değildir. Önemli olan, konutun eşlerin ortak yaşam merkezi olarak kullanılmasıdır. Bu nedenle yazlık, dönemsel kullanılan konut, yatırım amacıyla alınmış taşınmaz veya kiraya verilmiş bağımsız bölüm her zaman aile konutu niteliği taşımaz.

Aile konutundan söz edebilmek için genel olarak şu unsurlar aranır:

  • Geçerli bir evlilik birliği bulunmalıdır.
  • Konut, eşlerin ortak yaşamına fiilen özgülenmiş olmalıdır.
  • Eşler bu konutta aile yaşamını sürdürmüş olmalıdır.
  • Konut, geçici değil, aile hayatının merkezi niteliğinde olmalıdır.
  • Ölüm anında konutun aile konutu niteliği devam etmelidir.

Bu yönüyle aile konutu, salt taşınmaz hukuku kavramı değildir; aile hukuku, mal rejimi ve miras hukuku bakımından koruma işlevi bulunan özel bir hukuki statüdür.

2. Her Konut Aile Konutu Sayılır mı?

Hayır. Eşlerin malik olduğu her taşınmaz aile konutu değildir. Birden fazla konutu bulunan eşler bakımından aile konutu, kural olarak eşlerin fiilen birlikte yaşadıkları ve aile yaşamlarının merkezi olan konuttur.

Örneğin eşlerin bir şehirde sürekli yaşadığı konut aile konutu sayılabilirken, yalnızca yaz aylarında kullanılan yazlık konut veya yatırım amacıyla alınmış daire aile konutu olarak kabul edilmeyebilir. Ancak somut olayda eşler uzun süre yazlıkta yaşamış ve ortak yaşam merkezi burası hâline gelmişse değerlendirme değişebilir.

Bu nedenle aile konutu niteliği her olayda ayrı incelenir. Nüfus kayıtları, adres kayıtları, fatura kayıtları, tanık beyanları, komşu anlatımları, aile yaşamının nerede sürdürüldüğü ve eşlerin fiili kullanım durumu bu tespitte önemlidir.

3. Aile Konutu Şerhi Bulunması Zorunlu mudur?

Aile konutunun özgülenmesi için tapuda aile konutu şerhi bulunması zorunlu değildir. Aile konutu şerhi, sağ eşin ve aile birliğinin korunması bakımından özellikle eşlerden birinin sağlığında yapılan tasarruf işlemlerinde önemlidir. Ancak ölümden sonra TMK m. 240 veya TMK m. 652 kapsamında özgüleme talebi bakımından belirleyici olan, taşınmazın fiilen aile konutu niteliği taşımasıdır.

Dolayısıyla tapuda aile konutu şerhi bulunmaması, konutun aile konutu olmadığını tek başına göstermez. Sağ kalan eş, konutun aile yaşamının merkezi olduğunu delillerle ispatlayabilir.


II. Aile Konutunun Sağ Kalan Eşe Özgülenmesi Nedir?

1. Özgüleme Kavramı

Aile konutunun sağ kalan eşe özgülenmesi, ölüm nedeniyle evlilik birliği sona erdikten sonra sağ kalan eşin, ölen eşe ait olan ve birlikte yaşadıkları konut üzerinde belirli ayni hakların kendisine tanınmasını talep etmesidir.

Bu hak bazen intifa hakkı, bazen oturma hakkı, bazen de mülkiyet hakkı şeklinde ortaya çıkar. Hangi hakkın tanınacağı, talebin TMK m. 240’a mı yoksa TMK m. 652’ye mi dayandığına göre değişir.

Özgülemenin temel amacı, sağ kalan eşin ölüm nedeniyle aile konutundan mahrum kalmasını önlemek ve eşin eski yaşam düzenini mümkün olduğu ölçüde korumaktır.

2. Özgüleme Kendiliğinden Gerçekleşir mi?

Hayır. Aile konutunun sağ kalan eşe özgülenmesi kendiliğinden gerçekleşmez. Sağ kalan eşin bu yönde talepte bulunması gerekir. Mahkeme, sağ kalan eş talep etmedikçe kendiliğinden aile konutunun özgülenmesine karar veremez.

Bu nedenle sağ kalan eşin hak kaybı yaşamaması için mirasın paylaşılması veya mal rejimi tasfiyesi sürecinde zamanında ve doğru hukuki dayanakla talepte bulunması gerekir.

3. Sağ Kalan Eşin Talep Hakk Kişiye Sıkı Sıkıya Bağlıdır

Aile konutunun özgülenmesi talebi, sağ kalan eşin şahsına bağlı bir haktır. Bu hak, sağ kalan eşin barınma ve yaşam düzeninin korunması amacıyla tanınmıştır. Bu nedenle talebin sağ kalan eş tarafından ileri sürülmesi gerekir.

Sağ kalan eş talepte bulunmadan mirasçılar veya mahkeme onun yerine bu hakkı kullanamaz. Ayrıca hak, sağ kalan eşin kişisel durumuyla yakından ilgili olduğundan, talebin zamanında ileri sürülmesi büyük önem taşır.


III. Aile Konutunun Özgülenmesinin İki Kanuni Dayanağı

1. Genel Ayrım: TMK m. 240 ve TMK m. 652

Aile konutunun sağ kalan eşe özgülenmesi Türk Medeni Kanunu’nda iki ayrı zeminde düzenlenmiştir:

Birincisi, mal rejiminin tasfiyesi kapsamında TMK m. 240 hükmüdür. Bu hüküm, edinilmiş mallara katılma rejiminin ölümle sona ermesi hâlinde sağ kalan eşin katılma alacağına mahsuben aile konutu ve ev eşyası üzerinde hak talep etmesini düzenler.

İkincisi, mirasın paylaşılması kapsamında TMK m. 652 hükmüdür. Bu hüküm, sağ kalan eşin miras payına mahsuben aile konutu ve ev eşyası üzerinde hak talep etmesini sağlar.

Her iki hüküm de sağ kalan eşi korur; ancak hakların niteliği, uygulama alanı ve mahkeme görevi bakımından birbirinden ayrılır.

2. TMK m. 240 Mal Rejimi Hukukuna İlişkindir

TMK m. 240, mal rejiminin sona ermesi ve tasfiyesiyle ilgilidir. Eşlerden birinin ölümüyle edinilmiş mallara katılma rejimi sona erer. Sağ kalan eşin katılma alacağı doğarsa, bu alacağa mahsuben aile konutu üzerinde intifa veya oturma hakkı tanınmasını isteyebilir. Katılma alacağı yetmezse, sağ kalan eş bedel ekleyerek bu hakkın tesisini talep edebilir.

Aynı hüküm, sağ kalan eşe ev eşyası üzerinde mülkiyet hakkı tanınmasını isteme imkânı da verir. Konut bakımından ise ana kural intifa veya oturma hakkıdır; mülkiyet hakkı ancak haklı sebeplerin varlığı hâlinde gündeme gelir.

3. TMK m. 652 Miras Hukukuna İlişkindir

TMK m. 652 ise mirasın paylaşılması hükümleri arasında yer alır. Bu hükme göre eşlerden birinin ölümü hâlinde tereke malları arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadıkları konut varsa, sağ kalan eş bunlar üzerinde kendisine miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir. Haklı sebeplerin varlığı hâlinde ise sağ kalan eşin veya diğer yasal mirasçıların istemi üzerine mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınmasına karar verilebilir.

Bu yönüyle TMK m. 652, mal rejiminden bağımsız olarak miras paylaşımında sağ kalan eşe özel bir talep hakkı tanır.


IV. TMK m. 240 Kapsamında Katılma Alacağına Mahsuben Özgüleme

1. TMK m. 240 Hangi Hâllerde Uygulanır?

TMK m. 240, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu ve bu rejimin ölüm nedeniyle sona erdiği hâllerde uygulama alanı bulur. Eşlerden birinin ölümüyle mal rejimi sona erer ve sağ kalan eşin katılma alacağı hesaplanır.

Sağ kalan eş, bu katılma alacağına mahsuben, ölen eşe ait olup birlikte yaşadıkları aile konutu üzerinde kendisine intifa veya oturma hakkı tanınmasını isteyebilir. Katılma alacağı bu hakkın değerini karşılamaya yetmezse, sağ kalan eş eksik kalan bedeli ekleyerek hakkın tesisini talep edebilir.

2. TMK m. 240 Kapsamında Talep Edilebilecek Haklar

TMK m. 240 bakımından aile konutu ve ev eşyası arasında ayrım yapılmalıdır.

Aile konutu bakımından sağ kalan eşin öncelikli talebi:

  • intifa hakkı,
  • veya oturma hakkıdır.

Ev eşyası bakımından ise sağ kalan eş, aynı koşullar altında mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir.

Konut üzerinde mülkiyet hakkı, TMK m. 240 bakımından doğrudan ve olağan talep değildir. Haklı sebeplerin varlığı hâlinde, sağ kalan eşin veya ölen eşin yasal mirasçılarının istemiyle intifa veya oturma hakkı yerine konut üzerinde mülkiyet hakkı tanınabilir.

3. Katılma Alacağına Mahsup Ne Anlama Gelir?

Katılma alacağına mahsup, sağ kalan eşin mal rejimi tasfiyesi sonucunda doğan alacağının, aile konutu üzerinde kurulacak hakka karşılık sayılmasıdır.

Örneğin sağ kalan eşin 2.000.000 TL katılma alacağı varsa ve aile konutu üzerinde kurulacak oturma veya intifa hakkının değeri bu alacak kapsamında kalıyorsa, hak bu alacağa mahsup edilerek tanınabilir. Eğer kurulacak hakkın değeri katılma alacağını aşıyorsa, sağ kalan eşin eksik kalan bedeli ödemesi gerekebilir.

Bu yönüyle TMK m. 240, sağ kalan eşe bedelsiz bir kazanım sağlamaz. Sağ kalan eşin mal rejiminden kaynaklanan alacağı dikkate alınır.

4. Eski Yaşantıyı Devam Ettirme Amacı

TMK m. 240’ın temel amacı, sağ kalan eşin eski yaşantısını devam ettirebilmesini sağlamaktır. Ölüm nedeniyle evlilik birliği sona erdiğinde, sağ kalan eşin yaşadığı konuttan çıkarılması veya ev eşyalarından mahrum kalması ciddi mağduriyet yaratabilir.

Bu nedenle kanun, sağ kalan eşe katılma alacağına mahsuben aile konutunda yaşamını sürdürme imkânı tanımaktadır. Burada korunan menfaat yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve kişisel yaşam düzenidir.

5. TMK m. 240 Kapsamında Görevli Mahkeme

TMK m. 240, mal rejiminin tasfiyesiyle bağlantılıdır. Bu nedenle katılma alacağına mahsuben aile konutu üzerinde hak talep edilmesi hâlinde görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde dava, Aile Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür.

Bu ayrım önemlidir. Çünkü TMK m. 240’a dayalı talebin Sulh Hukuk Mahkemesinde, TMK m. 652’ye dayalı talebin ise Aile Mahkemesinde ileri sürülmesi görev itirazlarına ve yargılamanın uzamasına neden olabilir.


V. TMK m. 652 Kapsamında Miras Payına Mahsuben Özgüleme

1. TMK m. 652’nin Amacı

TMK m. 652, sağ kalan eşin miras paylaşımı sırasında aile konutu ve ev eşyası üzerindeki menfaatini korur. Eşlerden birinin ölümüyle tereke açılır ve mirasçılar arasında paylaşım gündeme gelir. Aile konutu tereke malları arasında yer alıyorsa, sağ kalan eş bu konutun kendisine miras payına mahsuben özgülenmesini isteyebilir.

Bu düzenleme, sağ kalan eşin mirasçılarla birlikte terekeye ortak olmasına rağmen aile konutunu kaybetmesini önlemeye yöneliktir.

2. TMK m. 652 Kapsamında Ana Kural: Mülkiyet Hakkı

TMK m. 652’ye göre sağ kalan eş, tereke malları arasında ev eşyası veya birlikte yaşanılan konut varsa, bunlar üzerinde miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını talep edebilir.

Bu yönüyle TMK m. 652, TMK m. 240’tan ayrılır. TMK m. 240’ta aile konutu bakımından ana kural intifa veya oturma hakkı iken, TMK m. 652’de ana kural mülkiyet hakkıdır.

3. Miras Payına Mahsup Ne Anlama Gelir?

Miras payına mahsup, sağ kalan eşe özgülenecek aile konutu veya ev eşyasının değerinin, eşin miras payından düşülmesi anlamına gelir. Sağ kalan eş bu hakkı bedelsiz olarak değil, miras payına karşılık olarak elde eder.

Eğer aile konutunun değeri sağ kalan eşin miras payını aşıyorsa, sağ kalan eşin diğer mirasçılara değer farkını ödemesi gerekebilir. Sağ kalan eşin bu farkı ödeme gücü yoksa, somut olayda mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınması gündeme gelebilir.

4. Haklı Sebepler Varsa İntifa veya Oturma Hakkı Tanınabilir

TMK m. 652’de ana kural mülkiyet hakkı olmakla birlikte, haklı sebeplerin varlığı hâlinde mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınabilir. Bu talep sağ kalan eşten gelebileceği gibi, mirasbırakanın diğer yasal mirasçılarından da gelebilir.

Haklı sebep kavramı her somut olayda ayrıca değerlendirilir. Örneğin konutun değerinin sağ kalan eşin miras payını çok aşması, sağ kalan eşin fark bedelini ödeme imkânının bulunmaması, diğer mirasçıların korunması gereken menfaatleri veya aile konutunun niteliği bu değerlendirmede etkili olabilir.

5. TMK m. 652 Mal Rejiminden Bağımsız Uygulanır

TMK m. 652, miras paylaşımına ilişkin bir hükümdür. Bu nedenle eşler arasında hangi mal rejiminin geçerli olduğu doğrudan belirleyici değildir. Eşler arasında edinilmiş mallara katılma, mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı rejimi bulunması, TMK m. 652 kapsamındaki miras payına mahsuben özgüleme talebini kural olarak ortadan kaldırmaz.

Burada belirleyici olan, sağ kalan eşin mirasçı sıfatını taşıması ve aile konutunun tereke malları arasında bulunmasıdır.

6. TMK m. 652 Kapsamında Görevli Mahkeme

TMK m. 652’ye dayalı aile konutunun özgülenmesi talebi, mirasın paylaşılmasına ilişkin bir taleptir. Bu nedenle görevli mahkeme kural olarak Sulh Hukuk Mahkemesidir. Yargıtay uygulamasında da TMK m. 652’deki özgüleme talebinin paylaşma niteliğinde olduğu ve görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu kabul edilmektedir.

Yetkili mahkeme ise mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir.


VI. TMK m. 240 ile TMK m. 652 Arasındaki Temel Farklar

1. Hukuki Dayanak Farkı

TMK m. 240, mal rejiminin tasfiyesine ilişkindir. Sağ kalan eşin katılma alacağı esas alınır.

TMK m. 652 ise mirasın paylaşılmasına ilişkindir. Sağ kalan eşin miras payı esas alınır.

Bu nedenle iki talep aynı amaca hizmet etse de hukuki nitelikleri farklıdır.

2. Talep Edilen Hakkın Niteliği Farklıdır

TMK m. 240’ta aile konutu bakımından sağ kalan eşin olağan talebi intifa veya oturma hakkıdır. Mülkiyet hakkı ancak haklı sebepler varsa tanınabilir.

TMK m. 652’de ise sağ kalan eşin aile konutu üzerinde miras payına mahsuben mülkiyet hakkı talep etmesi ana kuraldır. Haklı sebepler varsa mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınabilir.

3. Mahsup Edilen Değer Farklıdır

TMK m. 240’ta hak, sağ kalan eşin katılma alacağına mahsup edilir.

TMK m. 652’de hak, sağ kalan eşin miras payına mahsup edilir.

Bu nedenle önce mal rejimi tasfiyesiyle sağ kalan eşin katılma alacağı belirlenmeli, ardından tereke ve miras payı hesabı yapılmalıdır. Uygulamada bu iki hesap birbirine karıştırıldığında ciddi hak kayıpları doğabilir.

4. Görevli Mahkeme Farklıdır

TMK m. 240’a dayalı talepler mal rejiminin tasfiyesi kapsamında olduğundan Aile Mahkemesinde ileri sürülür.

TMK m. 652’ye dayalı talepler miras paylaşımı kapsamında olduğundan Sulh Hukuk Mahkemesinde ileri sürülür.

Bu ayrım, dava stratejisi bakımından en önemli hususlardan biridir.

5. Uygulama Alanı Farklıdır

TMK m. 240, edinilmiş mallara katılma rejimi ve katılma alacağı ekseninde uygulanır.

TMK m. 652 ise sağ kalan eş mirasçı olduğu sürece, mal rejiminden bağımsız olarak miras paylaşımında uygulanabilir.


VII. Aile Konutunun Sağ Kalan Eşe Özgülenmesinin Şartları

1. Evlilik Ölüm Nedeniyle Sona Ermiş Olmalıdır

Aile konutunun sağ kalan eşe özgülenmesi, ölüm hâline bağlı bir kurumdur. Eşlerden birinin ölümüyle evlilik birliği sona erer ve sağ kalan eşin mal rejimi ile miras hukukundan doğan talepleri gündeme gelir.

Boşanma, evliliğin iptali veya ayrılık gibi ölüm dışındaki hâller bakımından TMK m. 240 ve TMK m. 652 aynı şekilde uygulanmaz. Bu hükümler, özellikle sağ kalan eşin ölüm sonrası barınma ve yaşam düzeninin korunmasına yöneliktir.

2. Sağ Kalan Eş Mirasçılık Sıfatına Sahip Olmalıdır

TMK m. 652’ye dayalı özgüleme talebi bakımından sağ kalan eşin mirasçı sıfatını taşıması gerekir. Sağ kalan eş mirası reddetmişse, mirastan feragat etmişse, mirasçılıktan çıkarılmışsa veya mirasçılık sıfatını başka bir nedenle kaybetmişse TMK m. 652’ye dayanarak özgüleme talebinde bulunamaz.

Bu nedenle özgüleme talebinde mirasçılık belgesi, mirasın reddedilip reddedilmediği, mirastan feragat sözleşmesi bulunup bulunmadığı ve boşanma davası sırasında ölüm hâli gibi konular incelenmelidir.

3. Aile Konutu Tereke Malları Arasında Bulunmalıdır

TMK m. 652 bakımından özgüleme talep edilebilmesi için aile konutunun tereke malları arasında bulunması gerekir. Konut mirasbırakanın mülkiyetinde değilse veya ölümden önce üçüncü kişiye devredilmişse, TMK m. 652 kapsamında özgüleme talebi kural olarak mümkün olmaz.

Ancak konutun ölümden kısa süre önce muvazaalı şekilde devredildiği iddia ediliyorsa, sağ kalan eş veya diğer mirasçılar tapu iptal ve tescil, muris muvazaası veya tenkis gibi ayrı dava yollarını değerlendirebilir.

4. Konut Ölüm Anında Aile Konutu Niteliği Taşımalıdır

Konutun geçmişte aile konutu olarak kullanılmış olması tek başına yeterli değildir. Ölüm anında konutun aile yaşamının merkezi olma niteliğini sürdürüp sürdürmediği önemlidir.

Eşler uzun süredir fiilen ayrı yaşıyorsa, konut terk edilmişse veya aile yaşamı başka bir yerde sürdürülüyorsa, taşınmazın aile konutu niteliği tartışmalı hâle gelebilir.

5. Sağ Kalan Eş Talepte Bulunmalıdır

Özgüleme talebi sağ kalan eş tarafından ileri sürülmelidir. Bu hak mahkeme tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz. Sağ kalan eş, miras paylaşımı veya mal rejimi tasfiyesi sürecinde açık şekilde aile konutunun kendisine özgülenmesini istemelidir.

6. Talep Paylaşmadan Önce İleri Sürülmelidir

Aile konutunun özgülenmesi talebi, mirasın paylaşılması tamamlanmadan önce ileri sürülmelidir. Tereke tasfiye edilmiş, aile konutu paylaşılmış veya üçüncü kişiye devredilmişse özgüleme talebi işlevsiz kalabilir.

Bu nedenle sağ kalan eş, aile konutunda kalmak veya konut üzerinde hak talep etmek istiyorsa miras paylaşımı sürecini bekletmeden hukuki başvuru yapmalıdır.


VIII. Boşanma Davası Sırasında Eşlerden Birinin Ölmesi

1. Boşanma Kesinleşmeden Ölüm Hâlinde Evlilik Ölümle Sona Erer

Boşanma davası devam ederken eşlerden biri ölürse, boşanma davası konusuz kalır. Çünkü evlilik boşanmayla değil, ölümle sona ermiş olur. Bu durumda sağ kalan eş, kural olarak mirasçı sıfatını korur.

Ancak bu kuralın önemli bir istisnası vardır.

2. TMK m. 181/2 Kapsamında Mirasçılık Kaybı

TMK m. 181/2’ye göre, boşanma davası devam ederken davacı eşin ölmesi hâlinde, ölen eşin mirasçılarından birinin davaya devam etmesi ve sağ kalan eşin kusurunun ispatlanması durumunda sağ kalan eş mirasçı olamaz. Web kaynaklarında da boşanma davası kesinleşmeden ölüm hâlinde sağ kalan eşin kural olarak mirasçı olduğu; ancak TMK m. 181/2 kapsamında ölen eşin mirasçılarının davaya devam edip sağ kalan eşin kusurunu ispatlamaları hâlinde mirasçılık sıfatının kaybedileceği açıklanmaktadır.

Bu durumda sağ kalan eş mirasçı sıfatını kaybederse, TMK m. 652 kapsamında aile konutunun kendisine miras payına mahsuben özgülenmesini de isteyemez.

3. Özgüleme Talebine Etkisi

Boşanma davası sırasında ölüm hâlinde sağ kalan eşin aile konutu üzerinde hak talep edip edemeyeceği, mirasçılık sıfatının korunup korunmadığına bağlıdır. Eğer sağ kalan eş mirasçı sıfatını koruyorsa TMK m. 652’ye dayanabilir. Ancak kusur tespiti nedeniyle mirasçılık sıfatı ortadan kalkmışsa özgüleme talebi de mümkün olmaz.


IX. Ev Eşyasının Sağ Kalan Eşe Özgülenmesi

1. Ev Eşyası da Koruma Kapsamındadır

Aile konutunun sağ kalan eşe özgülenmesi yalnızca taşınmazı kapsamaz. Kanun, ev eşyasını da ayrıca koruma altına almıştır. Çünkü sağ kalan eşin yaşam düzenini devam ettirebilmesi için yalnızca konutta kalması değil, ev eşyalarını da kullanabilmesi gerekir.

TMK m. 652’ye göre tereke malları arasında ev eşyası varsa sağ kalan eş, bunlar üzerinde miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir.

TMK m. 240 bakımından da sağ kalan eş, aynı koşullar altında ev eşyası üzerinde mülkiyet hakkı talep edebilir.

2. Ev Eşyası Kapsamına Neler Girer?

Ev eşyası, aile yaşamının sürdürülmesi için kullanılan olağan ev eşyalarını ifade eder. Bu kapsama genel olarak şunlar girebilir:

  • mobilyalar,
  • beyaz eşyalar,
  • mutfak eşyaları,
  • yatak odası takımları,
  • oturma grupları,
  • günlük kullanım eşyaları,
  • evin olağan donanımı.

Buna karşılık yatırım amaçlı değerli eşyalar, antikalar, koleksiyonlar, ticari amaçla kullanılan eşyalar veya kişisel nitelikteki bazı mallar ev eşyası kapsamında değerlendirilmeyebilir.

3. Ev Eşyasının Miras Payına veya Katılma Alacağına Mahsubu

Ev eşyasının özgülenmesi de bedelsiz değildir. TMK m. 652 bakımından miras payına mahsuben, TMK m. 240 bakımından ise katılma alacağına mahsuben değerlendirme yapılır.

Ev eşyalarının değeri gerektiğinde bilirkişi marifetiyle belirlenebilir.


X. Meslek veya Sanat İstisnası

1. Altsoyun Meslek veya Sanat İhtiyacı Varsa Sınırlama Doğabilir

TMK m. 240 ve TMK m. 652’de sağ kalan eşin talep hakkına bazı sınırlamalar getirilmiştir. Mirasbırakanın bir meslek veya sanat icra ettiği ve altsoyundan birinin aynı meslek veya sanatı icra etmesi için gerekli olan bölümlerde sağ kalan eş bu hakları kullanamaz.

Örneğin mirasbırakan, aile konutunun bir bölümünü muayenehane, atölye veya mesleki faaliyet alanı olarak kullanmış ve altsoyundan biri aynı mesleği sürdürmek için bu bölüme ihtiyaç duyuyorsa, sağ kalan eşin özgüleme hakkı bu bölüm bakımından sınırlanabilir.

2. İstisna Dar Yorumlanmalıdır

Bu istisna, sağ kalan eşin barınma hakkını sınırladığı için dar yorumlanmalıdır. Her mesleki kullanım, sağ kalan eşin hakkını ortadan kaldırmaz. Altsoyun gerçekten aynı meslek veya sanatı sürdürebilecek durumda olması ve bu bölüme ihtiyaç duyması gerekir.

Sadece mirasçının soyut şekilde “ben bu yeri kullanacağım” demesi yeterli olmamalıdır. Mesleki ihtiyaç somut olarak ortaya konulmalıdır.

3. Tarımsal Taşınmazlara İlişkin Hükümler Saklıdır

TMK m. 240 ve TMK m. 652’de tarımsal taşınmazlara ilişkin miras hukuku hükümleri saklı tutulmuştur. Bu nedenle aile konutu tarımsal taşınmazla bağlantılıysa, tarımsal arazilerin devrine ve miras yoluyla paylaşımına ilişkin özel hükümler ayrıca değerlendirilmelidir.


XI. Aile Konutunun Değeri Miras Payını veya Katılma Alacağını Aşarsa Ne Olur?

1. Bedel Farkı Ödenebilir

Aile konutunun değeri sağ kalan eşin miras payını veya katılma alacağını aşabilir. Bu durumda sağ kalan eşin konut üzerinde hak elde etmesi tamamen imkânsız hâle gelmez. Sağ kalan eş, aradaki bedel farkını ödeyerek hakkın kendisine tanınmasını talep edebilir.

Bu durum özellikle TMK m. 652 bakımından önemlidir. Sağ kalan eş aile konutunun mülkiyetini istiyorsa, konutun değeri miras payını aşıyorsa diğer mirasçıların paylarını karşılayacak bedeli ödemesi gerekebilir.

2. Ödeme Gücü Yoksa İntifa veya Oturma Hakkı Gündeme Gelebilir

Sağ kalan eşin bedel farkını ödeme gücü yoksa, somut olayın özelliklerine göre mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınması daha uygun olabilir. Bu durumda sağ kalan eş konutta yaşamaya devam edebilir; diğer mirasçıların mülkiyet hakkı ise tamamen ortadan kalkmaz.

Bu çözüm, sağ kalan eşin barınma hakkı ile diğer mirasçıların mülkiyet menfaatleri arasında denge kurmaya yöneliktir.

3. Bilirkişi Değerlemesi Önemlidir

Aile konutunun değeri, özgüleme talebinin kapsamını doğrudan etkiler. Bu nedenle mahkeme, taşınmazın güncel değerini ve sağ kalan eşe tanınacak hakkın ekonomik karşılığını bilirkişi aracılığıyla belirleyebilir.

Değerleme yapılırken taşınmazın konumu, niteliği, yüzölçümü, imar durumu, piyasa rayici ve kullanım özellikleri dikkate alınır.


XII. Özgüleme Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

1. TMK m. 240’a Dayalı Talepte Görevli Mahkeme

TMK m. 240’a dayalı talep, mal rejimi tasfiyesiyle ilgilidir. Bu nedenle görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Sağ kalan eş katılma alacağına mahsuben aile konutu üzerinde intifa, oturma veya haklı sebepler varsa mülkiyet hakkı talep edecekse, bu talebini mal rejimi tasfiyesi kapsamında ileri sürmelidir.

2. TMK m. 652’ye Dayalı Talepte Görevli Mahkeme

TMK m. 652’ye dayalı talep, mirasın paylaşılması niteliğindedir. Yargıtay uygulamasında da TMK m. 652 kapsamında aile konutunun sağ kalan eşe özgülenmesi talebinde görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu kabul edilmektedir.

Bu nedenle miras payına mahsuben aile konutunun veya ev eşyasının sağ kalan eşe özgülenmesi talebi Sulh Hukuk Mahkemesinde ileri sürülmelidir.

3. Aile Konutu Niteliğinin Tespiti

Bazen uyuşmazlık, taşınmazın aile konutu olup olmadığı noktasında yoğunlaşır. Konutun aile konutu niteliği, özgüleme talebinin ön şartıdır. Bu nedenle mahkeme, konutun aile yaşamının merkezi olup olmadığını öncelikle değerlendirmelidir.

Aile konutu niteliği taraflar arasında çekişmeliyse, adres kayıtları, fatura kayıtları, tanık beyanları, sosyal yaşam merkezi, ölüm tarihindeki fiili kullanım ve eşlerin birlikte yaşam durumu araştırılır.

4. Yetkili Mahkeme

Miras hukukuna ilişkin taleplerde yetkili mahkeme kural olarak mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir. TMK m. 652’ye dayalı özgüleme taleplerinde de mirasbırakanın son yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesi yetkili kabul edilir.

TMK m. 240’a dayalı mal rejimi tasfiyesi taleplerinde ise aile hukukuna ilişkin yetki kuralları ve somut dava türü ayrıca değerlendirilmelidir.


XIII. Aile Konutunun Özgülenmesi Talebinde Deliller

1. Tapu Kaydı

Aile konutunun tereke malları arasında yer alıp almadığını ve kimin adına kayıtlı olduğunu göstermek için tapu kaydı temel delildir. Konut ölen eş adına kayıtlıysa, TMK m. 652 bakımından tereke malı olduğu kabul edilebilir.

2. Mirasçılık Belgesi

Sağ kalan eşin mirasçı sıfatı mirasçılık belgesiyle ortaya konulur. TMK m. 652’ye dayalı talep bakımından sağ kalan eşin mirasçı olması zorunlu olduğundan, veraset ilamı dava dosyasında önem taşır.

3. Aile Konutu Niteliğini Gösteren Belgeler

Konutun aile konutu olduğunu göstermek için şu deliller kullanılabilir:

  • nüfus ve yerleşim yeri kayıtları,
  • elektrik, su, doğalgaz ve internet faturaları,
  • apartman/site kayıtları,
  • komşu tanıkları,
  • eşlerin birlikte yaşadığını gösteren belgeler,
  • aile hekimi, okul, banka ve resmi kurum adres kayıtları,
  • fotoğraflar,
  • sosyal ve fiili yaşam merkezine ilişkin diğer belgeler.

4. Taşınmaz Değerleme Raporu

Konutun değeri, sağ kalan eşin miras payını veya katılma alacağını aşıp aşmadığını belirlemek için önemlidir. Bu nedenle mahkeme bilirkişi incelemesi yaptırabilir.

5. Mal Rejimi Tasfiyesine İlişkin Deliller

TMK m. 240’a dayalı taleplerde mal rejiminin türü, edinilmiş mallar, kişisel mallar, katılma alacağı ve değer artış payı gibi unsurlar ayrıca incelenir. Bu nedenle banka kayıtları, tapu kayıtları, gelir belgeleri, edinim tarihleri ve malvarlığı belgeleri önem taşır.


XIV. Uygulamada Sık Karşılaşılan Sorunlar

1. TMK m. 240 ile TMK m. 652’nin Karıştırılması

En sık yapılan hata, TMK m. 240 ile TMK m. 652’nin aynı hüküm gibi değerlendirilmesidir. Oysa biri mal rejimine, diğeri miras paylaşımına ilişkindir. Görevli mahkemeleri ve talep edilebilecek haklar farklıdır.

2. Yanlış Mahkemede Dava Açılması

TMK m. 652’ye dayalı talebin Aile Mahkemesinde veya TMK m. 240’a dayalı talebin Sulh Hukuk Mahkemesinde açılması, görevsizlik kararına ve sürecin uzamasına neden olabilir.

3. Talebin Geç İleri Sürülmesi

Aile konutu mirasçılar arasında paylaşılmış veya üçüncü kişilere devredilmişse özgüleme talebi fiilen imkânsız hâle gelebilir. Bu nedenle sağ kalan eş talebini miras paylaşımı tamamlanmadan önce ileri sürmelidir.

4. Aile Konutu Niteliğinin İspatlanamaması

Taşınmazın aile konutu olduğu ispatlanamazsa özgüleme talebi reddedilebilir. Bu nedenle fiili kullanım ve aile yaşamının merkezi olma durumu somut delillerle ortaya konulmalıdır.

5. Bedel Farkının Hesaplanmaması

Konutun değeri sağ kalan eşin miras payını veya katılma alacağını aşıyorsa, bedel farkı gündeme gelir. Bu husus baştan değerlendirilmezse dava sürecinde ödeme gücü ve hakkın türü tartışmalı hâle gelebilir.


XV. Sıkça Sorulan Sorular

1. Aile konutunun sağ kalan eşe özgülenmesi nedir?
Eşlerden birinin ölümü hâlinde, birlikte yaşanılan aile konutunun ve ev eşyasının belirli şartlarla sağ kalan eşe tahsis edilmesidir. Bu tahsis TMK m. 240 kapsamında katılma alacağına, TMK m. 652 kapsamında ise miras payına mahsuben yapılabilir.

2. Sağ kalan eş aile konutunun mülkiyetini isteyebilir mi?
TMK m. 652 kapsamında sağ kalan eş, aile konutu üzerinde miras payına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir. TMK m. 240 kapsamında ise konut bakımından ana kural intifa veya oturma hakkıdır; mülkiyet ancak haklı sebepler varsa gündeme gelir.

3. Sağ kalan eşin bu hakkı kullanması için mirasçı olması gerekir mi?
TMK m. 652 bakımından evet. Sağ kalan eş mirasçı sıfatını kaybetmişse miras payına mahsuben özgüleme talep edemez.

4. Mirası reddeden eş aile konutunun özgülenmesini isteyebilir mi?
Mirası reddeden sağ kalan eş, mirasçılık sıfatını kaybedeceği için TMK m. 652’ye dayalı özgüleme talebinde bulunamaz. Ancak mal rejiminden doğan haklar ayrıca değerlendirilebilir.

5. Aile konutu terekede değilse özgüleme istenebilir mi?
TMK m. 652 bakımından konutun tereke malları arasında bulunması gerekir. Konut ölümden önce devredilmişse özgüleme talebi kural olarak mümkün olmaz; ancak muvazaa veya tapu iptal davası gibi ayrı yollar gündeme gelebilir.

6. Ev eşyası da sağ kalan eşe özgülenebilir mi?
Evet. Hem TMK m. 240 hem de TMK m. 652 ev eşyasına ilişkin koruma sağlar. Sağ kalan eş, şartları varsa ev eşyalarının kendisine özgülenmesini de talep edebilir.

7. Aile konutunun değeri sağ kalan eşin miras payını aşarsa ne olur?
Sağ kalan eş, fark bedeli diğer mirasçılara ödeyerek mülkiyet hakkı elde edebilir. Ödeme gücü yoksa veya haklı sebepler varsa mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınması gündeme gelebilir.

8. TMK m. 652’ye dayalı dava hangi mahkemede açılır?
TMK m. 652’ye dayalı aile konutunun özgülenmesi talebi miras paylaşımı niteliğinde olduğundan görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir.

9. TMK m. 240’a dayalı dava hangi mahkemede açılır?
TMK m. 240’a dayalı talepler mal rejiminin tasfiyesiyle ilgili olduğundan görevli mahkeme Aile Mahkemesidir.

10. Boşanma davası devam ederken eş ölürse sağ kalan eş bu hakkı kullanabilir mi?
Boşanma kesinleşmeden ölüm gerçekleşirse sağ kalan eş kural olarak mirasçı sıfatını korur. Ancak TMK m. 181/2 kapsamında ölen eşin mirasçıları davaya devam eder ve sağ kalan eşin kusuru ispatlanırsa sağ kalan eş mirasçılık sıfatını kaybedebilir; bu durumda TMK m. 652’ye dayalı özgüleme talebi de mümkün olmaz.


Sonuç

Aile konutunun sağ kalan eşe özgülenmesi, ölüm nedeniyle evlilik birliği sona erdiğinde sağ kalan eşin barınma hakkını ve yaşam düzenini koruyan önemli bir hukuki kurumdur. Bu kurum, Türk Medeni Kanunu’nda iki ayrı zeminde düzenlenmiştir. TMK m. 240, mal rejiminin tasfiyesi kapsamında sağ kalan eşe katılma alacağına mahsuben aile konutu üzerinde intifa veya oturma hakkı tanınmasını; haklı sebepler varsa mülkiyet hakkının gündeme gelmesini sağlar. TMK m. 652 ise mirasın paylaşılması kapsamında sağ kalan eşe miras payına mahsuben aile konutu ve ev eşyası üzerinde mülkiyet hakkı talep etme imkânı tanır.

Bu iki hüküm arasındaki farkların doğru belirlenmesi, dava stratejisi bakımından hayati önemdedir. TMK m. 240’a dayalı talepler Aile Mahkemesinde, TMK m. 652’ye dayalı talepler ise Sulh Hukuk Mahkemesinde ileri sürülmelidir. Ayrıca aile konutunun tereke malları arasında bulunması, sağ kalan eşin mirasçılık sıfatını taşıması, konutun ölüm anında aile konutu niteliğini koruması ve talebin miras paylaşımı tamamlanmadan önce ileri sürülmesi gerekir.

Sağ kalan eşin aile konutunu kullanmaya devam etmek istemesi, diğer mirasçıların mülkiyet ve miras payı haklarıyla dengelenmelidir. Bu nedenle konutun değeri, sağ kalan eşin miras payı veya katılma alacağı, bedel farkı, intifa ya da oturma hakkı seçenekleri ve ev eşyasının durumu birlikte değerlendirilmelidir.

Hukuk büromuz; aile konutunun sağ kalan eşe özgülenmesi, mal rejiminin tasfiyesi, katılma alacağı, miras paylaşımı, ev eşyasının özgülenmesi, mirasçılık belgesi, ortaklığın giderilmesi, tapu iptal ve tescil davaları ile miras ve aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.

ÜD

Av. Ümit Değirmencioğlu

Avukat / İstanbul

Paylaş

Benzer Makaleler

Aynı veya yakın konulardaki güncel hukuki bilgilendirmeler

İlgili Çalışma Alanı

Aile Hukuku

Boşanma, velayet, nafaka, mal paylaşımı ve aile hukukundan doğan uyuşmazlıklarda somut olayın özelliklerine göre hukuki destek sunulmaktadır.

Çalışma Alanını İncele

Hukuki Bilgilendirme Notu

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her hukuki süreç, somut olayın özelliklerine ve güncel mevzuata göre ayrıca değerlendirilmelidir. Bu sayfadaki açıklamalar tek başına hukuki danışmanlık veya vekâlet ilişkisi kurulması anlamına gelmez.