Boşanma sonrası çocuğun bakım, eğitim ve sağlık giderleri için ödenen iştirak nafakasının hukuki niteliği, miktarının belirlenmesi ve icra yoluyla tahsili.
İçindekiler
- 1.I. İştirak Nafakasının Hukuki Niteliği
- 1.1.1. İştirak Nafakası Nedir?
- 1.2.2. İştirak Nafakasının Amacı
- 1.3.3. İştirak Nafakası Kamu Düzeniyle İlgili midir?
- 2.II. İştirak Nafakasının Diğer Nafaka Türlerinden Farkı
- 2.1.1. Tedbir Nafakası ile İştirak Nafakası Arasındaki Fark
- 2.2.2. Yoksulluk Nafakası ile İştirak Nafakası Arasındaki Fark
- 2.3.3. Yardım Nafakası ile İştirak Nafakası Arasındaki Fark
- 3.III. İştirak Nafakasını Kim Talep Edebilir?
- 3.1.1. Velayet Hakkı Kendisine Verilen Ebeveyn
- 3.2.2. Çocuğa Fiilen Bakan Ebeveyn
- 3.3.3. Hâkim Talep Olmasa da İştirak Nafakasına Karar Verebilir mi?
- 3.4.4. Dede veya Büyükanne İştirak Nafakası Ödemekle Yükümlü Olur mu?
- 4.IV. İştirak Nafakası Neleri Kapsar?
- 4.1.1. Temel Bakım Giderleri
- 4.2.2. Eğitim ve Öğretim Giderleri
- 4.3.3. Sağlık Giderleri
- 4.4.4. Sosyal, Kültürel ve Sportif Giderler
- 4.5.5. Olağanüstü ve Özel Giderler
- 5.V. İştirak Nafakası Nasıl Ödenir?
- 5.1.1. İştirak Nafakası Aylık Olarak Ödenir
- 5.2.2. Ayni Yardımlar Nafaka Yerine Geçer mi?
- 5.3.3. Nafaka Doğrudan Çocuğa mı Ödenir?
- 6.VI. İştirak Nafakası Miktarı Nasıl Belirlenir?
- 6.1.1. Çocuğun İhtiyaçları Esas Alınır
- 6.2.2. Anne ve Babanın Ekonomik Gücü Dikkate Alınır
- 6.3.3. Nafaka İçin Sabit Bir Oran Var mıdır?
- 6.4.4. Birden Fazla Çocuk Varsa Nafaka Nasıl Belirlenir?
- 6.5.5. Anlaşmalı Boşanmada Belirlenen Nafaka Hâkimi Bağlar mı?
- 7.VII. İştirak Nafakası Ne Zaman Başlar ve Ne Zaman Sona Erer?
- 7.1.1. İştirak Nafakası Ne Zaman Başlar?
- 7.2.2. İştirak Nafakası Çocuk 18 Yaşına Gelince Sona Erer mi?
- 7.3.3. Üniversite Eğitimi Devam Ederse Nafaka Ödenir mi?
- 7.4.4. Doktora veya İkinci Üniversite İçin Nafaka İstenebilir mi?
- 8.VIII. İştirak Nafakasının Artırılması, Azaltılması ve Kaldırılması
- 8.1.1. Nafaka Miktarı Sonradan Değiştirilebilir mi?
- 8.2.2. Hangi Durumlarda Nafaka Artırılabilir?
- 8.3.3. Hangi Durumlarda Nafaka Azaltılabilir?
- 8.4.4. Nafaka Hangi Durumlarda Kaldırılabilir?
- 8.5.5. Nafaka Her Yıl Otomatik Artar mı?
- 9.IX. İştirak Nafakası Ödenmezse Ne Olur?
- 9.1.1. Nafaka Alacağı İçin İcra Takibi Yapılabilir
- 9.2.2. Maaş ve Ücret Haczi Uygulanabilir
- 9.3.3. Emekli Maaşına Haciz Konulabilir mi?
- 9.4.4. Nafaka Ödenmezse Tazyik Hapsi Uygulanabilir mi?
- 9.5.5. Tazyik Hapsi İçin Hangi Şartlar Aranır?
- 10.X. İştirak Nafakası Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
- 10.1.1. Görevli Mahkeme
- 10.2.2. Yetkili Mahkeme
- 11.XI. İştirak Nafakası Davasında Deliller
- 11.1.1. Çocuğun Giderlerini Gösteren Belgeler
- 11.2.2. Anne ve Babanın Ekonomik Durumuna İlişkin Belgeler
- 11.3.3. Çocuğun Özel Durumuna İlişkin Deliller
- 12.XII. Sıkça Sorulan Sorular
- 13.Sonuç
Boşanma süreci yalnızca eşler arasındaki evlilik birliğini sona erdiren bir süreç değildir. Ortak çocukların bakımı, eğitimi, sağlığı, sosyal gelişimi ve geleceği bakımından da önemli hukuki sonuçlar doğurur. Boşanma sonrasında velayet hakkı anne veya babadan birine bırakıldığında, diğer ebeveynin çocukla olan mali sorumluluğu ortadan kalkmaz.
İştirak nafakası, velayet hakkı kendisine verilmeyen ebeveynin, çocuğun bakım, eğitim, sağlık, barınma ve diğer zorunlu giderlerine ekonomik gücü oranında katılmasını sağlayan nafaka türüdür. Bu nafakanın amacı, çocuğun boşanma nedeniyle ekonomik ve sosyal yönden zarar görmesini önlemek; çocuğun üstün yararını korumaktır.
Türk Medeni Kanunu m. 182’ye göre velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Aynı maddede hâkimin, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen bu giderlerin gelecek yıllarda ne miktarda ödeneceğini de karara bağlayabileceği düzenlenmiştir.
I. İştirak Nafakasının Hukuki Niteliği
1. İştirak Nafakası Nedir?
İştirak nafakası, boşanma veya ayrılık kararı sonrasında velayet hakkı kendisine bırakılmayan anne veya babanın, çocuğun giderlerine katılması amacıyla ödemekle yükümlü olduğu nafakadır. Bu nafaka, velayet hakkını kullanan ebeveyne ödenir; ancak asıl hak sahibi çocuktur.
İştirak nafakası, çocuğun yalnızca temel ihtiyaçlarını karşılamak için değil, onun yaşına, eğitim durumuna, sağlık koşullarına, sosyal çevresine ve gelişim düzeyine uygun bir yaşam sürdürmesini sağlamak için hükmedilir.
Bu nedenle iştirak nafakası, boşanmanın eşler arasındaki mali sonuçlarından biri gibi görünse de esasen çocuğun korunmasına yönelik bir hukuki kurumdur.
2. İştirak Nafakasının Amacı
İştirak nafakasının temel amacı, çocuğun boşanma sonrası yaşam standardının mümkün olduğunca korunmasıdır. Boşanma nedeniyle ebeveynlerden biri çocukla birlikte yaşamaya devam ederken, diğer ebeveynin çocuğun giderlerine katılmaması adil değildir.
Bu nafaka ile:
- Çocuğun bakım ve beslenme giderleri karşılanır,
- Eğitim ve öğretim masraflarına katkı sağlanır,
- Sağlık ve tedavi giderleri desteklenir,
- Çocuğun sosyal ve kültürel gelişimi korunur,
- Velayeti kullanan ebeveynin tüm giderleri tek başına üstlenmesi engellenir.
Türk Medeni Kanunu m. 327’ye göre çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır. Bu yükümlülük, velayet hakkından bağımsızdır; yani velayet kendisine verilmeyen ebeveynin de çocuğun giderlerine katılma borcu devam eder.
3. İştirak Nafakası Kamu Düzeniyle İlgili midir?
Evet. İştirak nafakası, çocuğun üstün yararıyla doğrudan bağlantılı olduğu için kamu düzeniyle yakından ilgilidir. Bu nedenle tarafların kendi aralarında yaptıkları anlaşmalar, çocuğun menfaatine aykırı sonuç doğuramaz.
Örneğin anne veya baba, “Ben çocuk için nafaka istemiyorum” dese bile hâkim, çocuğun ihtiyaçları ve diğer ebeveynin ekonomik gücü gerektiriyorsa iştirak nafakasına karar verebilir. Çünkü iştirak nafakası, velayet sahibi ebeveynin kişisel hakkı değil, çocuğun bakım ve gelişim hakkıyla ilgili bir kurumdur.
II. İştirak Nafakasının Diğer Nafaka Türlerinden Farkı
1. Tedbir Nafakası ile İştirak Nafakası Arasındaki Fark
Tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık davası devam ederken geçici olarak hükmedilen nafakadır. Dava süresince çocuğun ve gerektiğinde eşin geçimini sağlamak amacıyla verilir.
İştirak nafakası ise boşanma kararının kesinleşmesinden sonra çocuk lehine hükmedilen ve çocuğun ergin olmasına kadar devam eden nafakadır. Boşanma davası sırasında çocuk için hükmedilen tedbir nafakası, boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte iştirak nafakası niteliğine dönüşebilir.
2. Yoksulluk Nafakası ile İştirak Nafakası Arasındaki Fark
Yoksulluk nafakası, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eş lehine hükmedilen nafakadır. İştirak nafakası ise çocuk lehinedir. Bu nedenle iştirak nafakasında nafaka alacaklısı görünürde velayet sahibi ebeveyn olsa da, nafakanın amacı çocuğun giderlerinin karşılanmasıdır.
Bu ayrım önemlidir. Velayet sahibi ebeveynin yeniden evlenmesi, gelir elde etmeye başlaması veya ekonomik durumunun değişmesi iştirak nafakasını kendiliğinden sona erdirmez. Çünkü iştirak nafakası çocuğun ihtiyaçlarına yöneliktir.
3. Yardım Nafakası ile İştirak Nafakası Arasındaki Fark
İştirak nafakası kural olarak ergin olmayan çocuk için ödenir. Çocuk ergin olduktan sonra eğitimine devam ediyorsa, ana ve babanın bakım yükümlülüğü tamamen sona ermez. TMK m. 328’e göre ana ve babanın bakım borcu çocuğun ergin olmasına kadar devam eder; çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde eğitim sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdür.
Ancak çocuk ergin olduktan sonra talep edilecek nafaka, teknik olarak artık iştirak nafakası değil, çoğu durumda yardım nafakası veya eğitim süresince bakım borcuna dayalı nafaka olarak değerlendirilir. Bu durumda davayı artık velayet sahibi ebeveyn değil, ergin çocuk bizzat açmalıdır.
III. İştirak Nafakasını Kim Talep Edebilir?
1. Velayet Hakkı Kendisine Verilen Ebeveyn
Boşanma sonrasında çocuğun velayeti anneye verilmişse anne, babaya karşı çocuk adına iştirak nafakası talep edebilir. Velayet babaya verilmişse bu kez baba, anneye karşı iştirak nafakası talep edebilir.
Burada nafaka yükümlülüğü cinsiyete bağlı değildir. Anne de baba da ekonomik gücü oranında çocuğun giderlerine katılmak zorundadır.
2. Çocuğa Fiilen Bakan Ebeveyn
TMK m. 329’a göre küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir. Ayırt etme gücüne sahip olmayan küçük için gereken hâllerde kayyım veya vasi de nafaka davası açabilir. Ayırt etme gücüne sahip küçük ise kendisi de nafaka davası açabilir.
Bu düzenleme önemlidir. Çünkü her durumda yalnızca velayet hakkına sahip olan ebeveynin dava açabileceği düşünülmemelidir. Çocuğa fiilen kim bakıyorsa, somut olayın koşullarına göre o kişi çocuk adına nafaka talep edebilir.
3. Hâkim Talep Olmasa da İştirak Nafakasına Karar Verebilir mi?
Evet. İştirak nafakası çocuğun üstün yararıyla ilgili olduğundan hâkim, gerekli görürse talep olmasa bile iştirak nafakasına hükmedebilir.
Boşanma davasında taraflar nafaka talep etmemiş veya velayet sahibi ebeveyn açıkça nafaka istemediğini söylemiş olsa bile, hâkim çocuğun ihtiyaçlarını ve diğer ebeveynin ekonomik gücünü dikkate alarak nafakaya karar verebilir. Bu durum, iştirak nafakasının kamu düzeniyle bağlantılı olmasının doğal sonucudur.
4. Dede veya Büyükanne İştirak Nafakası Ödemekle Yükümlü Olur mu?
Kural olarak iştirak nafakası anne ve baba arasında gündeme gelir. Çünkü çocuğun bakım, eğitim ve korunma giderlerinden öncelikle ana ve baba sorumludur.
Ancak anne veya babanın ölmesi, ödeme gücünün bulunmaması veya çocuğun ihtiyaçlarının karşılanamaması hâlinde üstsoy bakımından yardım nafakası gündeme gelebilir. TMK m. 364’e göre herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu, altsoyu ve kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür. Kardeşlerin nafaka yükümlülüğü ise refah içinde bulunmalarına bağlıdır.
Bu nedenle dede veya büyükanneye yöneltilecek talep, teknik olarak iştirak nafakasından ziyade yardım nafakası niteliği taşıyabilir. Yine de uygulamada çocuğun korunması amacıyla üstsoyun nafaka sorumluluğu tartışma konusu olabilmektedir.
IV. İştirak Nafakası Neleri Kapsar?
1. Temel Bakım Giderleri
İştirak nafakasının kapsamına öncelikle çocuğun temel yaşam giderleri girer. Bunlar:
- Beslenme giderleri,
- Giyim giderleri,
- Barınma giderleri,
- Temizlik ve kişisel bakım giderleri,
- Günlük yaşam giderleri,
- Ulaşım giderleri.
Çocuğun yaşına, sağlık durumuna ve yaşam koşullarına göre bu giderlerin miktarı değişebilir.
2. Eğitim ve Öğretim Giderleri
İştirak nafakasının en önemli kalemlerinden biri eğitim giderleridir. Çocuğun okul masrafları, kırtasiye giderleri, servis ücreti, okul kıyafeti, yemek ücreti, sınav hazırlık giderleri ve özel ders masrafları nafaka miktarının belirlenmesinde dikkate alınabilir.
Çocuk özel okulda okuyorsa, bu durum her zaman otomatik olarak diğer ebeveynin tüm özel okul giderlerini karşılayacağı anlamına gelmez. Ancak çocuğun daha önceki yaşam standardı, tarafların ekonomik gücü ve eğitim düzeni dikkate alınarak bu giderler nafaka hesabında değerlendirilebilir.
3. Sağlık Giderleri
Çocuğun sağlık giderleri de iştirak nafakasının kapsamındadır. Rutin doktor kontrolleri, ilaç masrafları, tedavi giderleri, psikolojik destek, özel sağlık ihtiyaçları, ortodonti veya gözlük gibi zorunlu sağlık harcamaları nafaka miktarı belirlenirken göz önünde bulundurulabilir.
Çocuğun özel sağlık durumu varsa, bu durum nafaka miktarını doğrudan etkiler. Sürekli tedavi, rehabilitasyon, özel bakım veya düzenli ilaç kullanımı gereken hâllerde nafaka daha yüksek belirlenebilir.
4. Sosyal, Kültürel ve Sportif Giderler
İştirak nafakası yalnızca çocuğun hayatta kalmasını sağlayacak temel giderlerden ibaret değildir. Çocuğun bedensel, zihinsel, sosyal ve kültürel gelişimi de korunmalıdır.
Bu nedenle:
- Spor kursları,
- Müzik, resim veya sanat kursları,
- Dil kursları,
- Sosyal etkinlik giderleri,
- Tatil ve dinlenme ihtiyaçları,
- Kültürel faaliyetlere katılım giderleri
somut olayın koşullarına göre nafaka miktarında dikkate alınabilir.
5. Olağanüstü ve Özel Giderler
Bazı çocukların özel eğitim, özel sağlık, rehabilitasyon veya gelişim desteğine ihtiyacı olabilir. Bu tür giderler olağan nafaka miktarının üzerinde bir katkı gerektirebilir.
Örneğin çocuğun özel öğrenme güçlüğü nedeniyle destek eğitime ihtiyaç duyması, kronik hastalığının bulunması, psikolojik destek alması veya engellilik durumunun bulunması hâlinde nafaka miktarı buna göre belirlenmelidir.
V. İştirak Nafakası Nasıl Ödenir?
1. İştirak Nafakası Aylık Olarak Ödenir
İştirak nafakası kural olarak irat şeklinde, yani belirli dönemlerde ödenen düzenli para borcu olarak hükmedilir. TMK m. 330’a göre nafaka her ay peşin olarak ödenir. Aynı maddede nafaka miktarının, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirleneceği düzenlenmiştir.
Bu nedenle iştirak nafakası genellikle aylık belirli bir tutar olarak hüküm altına alınır.
2. Ayni Yardımlar Nafaka Yerine Geçer mi?
Kural olarak iştirak nafakası para olarak ödenmelidir. Nafaka yükümlüsünün çocuğa kıyafet, oyuncak, tablet, telefon, hediye veya benzeri eşyalar alması, mahkemece hükmedilen nafaka borcunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Elbette ebeveynin çocuğa yaptığı ayni katkılar iyi niyetli olabilir; ancak mahkeme kararında belirlenen nafaka tutarı ayrıca ve düzenli olarak ödenmelidir. Aksi hâlde nafaka borcu birikmeye devam eder.
3. Nafaka Doğrudan Çocuğa mı Ödenir?
Çocuk ergin değilse iştirak nafakası genellikle velayet hakkını kullanan ebeveyne ödenir. Çünkü bu ebeveyn çocuğun günlük bakım, eğitim ve geçim giderlerini fiilen karşılamaktadır.
Çocuk ergin olduktan sonra ise iştirak nafakası sona erer. Eğitim devam ediyorsa ve nafaka ihtiyacı sürüyorsa, ergin çocuk kendi adına nafaka talep etmelidir.
VI. İştirak Nafakası Miktarı Nasıl Belirlenir?
1. Çocuğun İhtiyaçları Esas Alınır
İştirak nafakasının belirlenmesinde ilk ölçüt çocuğun ihtiyaçlarıdır. Çocuğun yaşı, okul durumu, sağlık giderleri, yaşadığı şehir, eğitim düzeyi, sosyal çevresi ve özel ihtiyaçları dikkate alınır.
Küçük yaştaki bir çocuğun bakım giderleri ile lise veya üniversiteye hazırlanan bir çocuğun eğitim giderleri aynı olmayacaktır. Bu nedenle nafaka miktarı her çocuk için ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
2. Anne ve Babanın Ekonomik Gücü Dikkate Alınır
Nafaka miktarı belirlenirken yalnızca çocuğun ihtiyaçlarına bakılmaz. Anne ve babanın ekonomik gücü de dikkate alınır.
Mahkeme şu hususları araştırır:
- Tarafların gelir durumu,
- Çalışıp çalışmadıkları,
- Malvarlıkları,
- Yaşam standartları,
- Kira veya kredi yükümlülükleri,
- Bakmakla yükümlü oldukları başka kişilerin bulunup bulunmadığı,
- Sosyal ve ekonomik durumları.
TMK m. 330, nafaka miktarının çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirleneceğini açıkça düzenlemektedir.
3. Nafaka İçin Sabit Bir Oran Var mıdır?
İştirak nafakası bakımından kanunda belirlenmiş sabit bir oran yoktur. Örneğin nafaka yükümlüsünün maaşının mutlaka yüzde 20’si veya yüzde 30’u kadar nafakaya hükmedileceği söylenemez.
Mahkeme her somut olayda çocuğun ihtiyaçlarını ve tarafların ekonomik gücünü birlikte değerlendirerek hakkaniyete uygun bir miktar belirler. Bu nedenle aynı gelir düzeyine sahip kişiler bakımından bile çocuk sayısı, çocuğun yaşı, eğitim masrafları ve yaşam koşulları nedeniyle farklı nafaka tutarları ortaya çıkabilir.
4. Birden Fazla Çocuk Varsa Nafaka Nasıl Belirlenir?
Birden fazla çocuk varsa her çocuk için ayrı ayrı ihtiyaç değerlendirmesi yapılmalıdır. Çocuklardan biri küçük yaşta, diğeri özel okulda veya sınav hazırlık sürecinde olabilir. Bu nedenle her çocuk için aynı miktarda nafaka belirlenmesi her zaman zorunlu değildir.
Mahkeme, çocukların yaşlarını, eğitim ve sağlık durumlarını, giderlerini ve ebeveynlerin ödeme gücünü birlikte değerlendirir.
5. Anlaşmalı Boşanmada Belirlenen Nafaka Hâkimi Bağlar mı?
Anlaşmalı boşanma protokolünde iştirak nafakası miktarı taraflarca belirlenebilir. Ancak hâkim, çocuğun üstün yararını gözetmek zorundadır. Tarafların belirlediği nafaka miktarı çocuğun ihtiyaçlarını karşılamaktan açıkça uzaksa hâkim protokolde değişiklik yapılmasını isteyebilir.
Çünkü iştirak nafakası, tarafların tamamen serbestçe tasarruf edebileceği bir alacak değildir. Çocuğun üstün yararı her zaman önceliklidir.
VII. İştirak Nafakası Ne Zaman Başlar ve Ne Zaman Sona Erer?
1. İştirak Nafakası Ne Zaman Başlar?
İştirak nafakası kural olarak boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte başlar. Boşanma davası devam ederken çocuk için hükmedilen nafaka ise tedbir nafakası niteliğindedir. Boşanma kararı kesinleştiğinde bu nafaka iştirak nafakası olarak devam edebilir.
Ancak somut olayın özelliklerine göre farklı durumlar ortaya çıkabilir. Örneğin çocuk fiilen nafaka yükümlüsü ebeveynin yanında kalıyorsa, nafaka yükümlülüğünün başlangıcı çocuğun velayet sahibi ebeveyne teslim edildiği tarih olarak değerlendirilebilir.
2. İştirak Nafakası Çocuk 18 Yaşına Gelince Sona Erer mi?
Evet. İştirak nafakası kural olarak çocuğun ergin olmasıyla sona erer. Erginlik genellikle çocuğun 18 yaşını doldurmasıyla gerçekleşir. Bunun dışında evlenme veya mahkeme kararıyla ergin kılınma hâlleri de mümkündür.
Çocuk ergin olduğunda iştirak nafakası kendiliğinden sona erer. Ancak çocuğun eğitimi devam ediyorsa, ana ve babanın bakım yükümlülüğü tamamen ortadan kalkmaz. Bu durumda çocuk, koşulları varsa kendi adına nafaka talep edebilir. TMK m. 328, eğitim devam ettiği sürece ana ve babanın durum ve koşullara göre bakım yükümlülüğünün devam edebileceğini düzenlemektedir.
3. Üniversite Eğitimi Devam Ederse Nafaka Ödenir mi?
Çocuk ergin olmasına rağmen üniversite eğitimine devam ediyorsa, ana ve babanın eğitim sona erinceye kadar destek yükümlülüğü devam edebilir. Ancak bu aşamada talep artık iştirak nafakası olarak değil, ergin çocuğun kendi adına açacağı nafaka davası kapsamında değerlendirilir.
Üniversite eğitiminin makul süre içinde devam etmesi, çocuğun kendi geçimini sağlayacak düzenli gelirinin bulunmaması ve anne-babanın ödeme gücünün olması gerekir.
4. Doktora veya İkinci Üniversite İçin Nafaka İstenebilir mi?
Bu konu her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Temel lisans eğitimi veya meslek edinmeye yönelik zorunlu eğitim giderleri çoğu durumda daha güçlü şekilde korunur. Buna karşılık doktora, ikinci üniversite veya kişisel tercih niteliği daha ağır basan eğitimler bakımından nafaka yükümlülüğü daha dar yorumlanabilir.
Yine de çocuğun yaşı, eğitimin niteliği, meslek edinme ihtiyacı, tarafların ekonomik gücü ve somut olayın hakkaniyeti birlikte değerlendirilmelidir.
VIII. İştirak Nafakasının Artırılması, Azaltılması ve Kaldırılması
1. Nafaka Miktarı Sonradan Değiştirilebilir mi?
Evet. İştirak nafakası bir kez belirlendikten sonra değişmez niteliikte değildir. Çocuğun ihtiyaçları veya tarafların ekonomik koşulları değişirse nafaka miktarı artırılabilir, azaltılabilir veya kaldırılabilir.
TMK m. 331’e göre durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır.
2. Hangi Durumlarda Nafaka Artırılabilir?
İştirak nafakasının artırılması şu durumlarda gündeme gelebilir:
- Çocuğun yaşının büyümesi,
- Eğitim giderlerinin artması,
- Özel okul, kurs veya sınav hazırlık giderlerinin ortaya çıkması,
- Sağlık giderlerinin artması,
- Enflasyon nedeniyle nafakanın yetersiz kalması,
- Nafaka yükümlüsünün gelirinin artması,
- Çocuğun yaşam standardının korunması ihtiyacı.
Özellikle uzun süre önce belirlenen nafaka tutarları, ekonomik koşullar ve çocuğun artan ihtiyaçları karşısında yetersiz kalabilir.
3. Hangi Durumlarda Nafaka Azaltılabilir?
Nafaka yükümlüsünün ekonomik durumunda ciddi ve kalıcı bir kötüleşme meydana gelmişse nafakanın azaltılması talep edilebilir. Örneğin iş kaybı, gelirde ciddi düşüş, ağır hastalık, yeni bakmakla yükümlü olunan kişilerin ortaya çıkması gibi hâller değerlendirmeye alınabilir.
Ancak nafaka yükümlüsünün kendi kusuruyla gelirini azaltması veya yalnızca nafaka ödememek amacıyla ekonomik durumunu olduğundan kötü göstermesi korunmaz.
4. Nafaka Hangi Durumlarda Kaldırılabilir?
İştirak nafakası şu durumlarda sona erebilir veya kaldırılabilir:
- Çocuğun ergin olması,
- Çocuğun ölümü,
- Nafaka yükümlüsünün ölümü,
- Çocuğun ekonomik olarak kendi geçimini sağlayabilecek duruma gelmesi,
- Velayet veya fiili bakım durumunun değişmesi,
- Nafaka koşullarının ortadan kalkması.
Ancak nafakanın kaldırılması için bazı durumlarda mahkeme kararı gerekebilir. Özellikle değişen koşullara dayalı kaldırma taleplerinde mahkemeye başvurulmalıdır.
5. Nafaka Her Yıl Otomatik Artar mı?
Hâkim, istem hâlinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda ne miktarda artırılacağını da kararında belirleyebilir. TMK m. 182 ve m. 330, hâkime gelecek yıllara ilişkin artış düzenlemesi yapma imkânı tanımaktadır.
Mahkeme kararında TÜFE, ÜFE veya başka bir artış ölçütü belirlenmişse, nafaka bu orana göre artırılır. Böyle bir artış hükmü yoksa nafaka alacaklısı, şartlar oluştuğunda nafaka artırım davası açabilir.
IX. İştirak Nafakası Ödenmezse Ne Olur?
1. Nafaka Alacağı İçin İcra Takibi Yapılabilir
İştirak nafakası mahkeme kararıyla hüküm altına alınmışsa, nafaka borçlusu ödeme yapmadığında icra takibi başlatılabilir. Nafaka alacakları, çocukların geçimini ilgilendirdiği için icra hukukunda özel önem taşır.
Nafaka alacaklısı, ödenmeyen nafaka borçları için icra müdürlüğüne başvurarak borçlu hakkında takip başlatabilir. Bu takipte borçlunun maaşına, banka hesaplarına, araçlarına veya diğer malvarlığı değerlerine haciz konulması mümkündür.
2. Maaş ve Ücret Haczi Uygulanabilir
Nafaka borçları bakımından maaş haczi önemli bir tahsil yoludur. İşleyen nafaka alacakları, borçlunun maaşından öncelikli olarak kesilebilir. Birikmiş nafaka alacakları ise genel haciz kurallarına göre ayrıca tahsil edilebilir.
Nafaka borcunun çocuğun geçimiyle doğrudan ilgili olması nedeniyle, uygulamada maaş haczi nafaka alacaklarının tahsilinde etkili bir yoldur.
3. Emekli Maaşına Haciz Konulabilir mi?
Genel kural olarak emekli maaşlarının haczi sınırlı olmakla birlikte, nafaka alacakları bakımından istisnai durumlar söz konusu olabilir. Nafaka borcu, çocuğun bakım ve geçimini ilgilendirdiğinden, emekli maaşı üzerinde de nafaka alacağı nedeniyle işlem yapılması mümkündür.
4. Nafaka Ödenmezse Tazyik Hapsi Uygulanabilir mi?
Evet. İcra ve İflas Kanunu m. 344’e göre nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilebilir. Hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra borçlu kararın gereğini yerine getirirse tahliye edilir.
Tazyik hapsinin amacı borçluyu cezalandırmak değil, nafaka borcunu ödemeye zorlamaktır. Bu nedenle borç ödendiğinde tazyik hapsi sona erer.
5. Tazyik Hapsi İçin Hangi Şartlar Aranır?
Nafaka borcunun ödenmemesi nedeniyle tazyik hapsi uygulanabilmesi için bazı şartlar aranır:
- Ortada nafakaya ilişkin mahkeme kararı bulunmalıdır.
- Nafaka borcu muaccel olmalıdır.
- Borçlu ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemiş olmalıdır.
- Nafaka alacaklısı şikâyette bulunmalıdır.
- İcra emri veya ödeme emri usulüne uygun tebliğ edilmiş olmalıdır.
- Şikâyet süresi içinde başvuru yapılmalıdır.
Borçlu nafakanın kaldırılması veya azaltılması için dava açmışsa, ileri sürdüğü sebepler dikkate alınarak tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonucuna bırakılabilir. İİK m. 344’te bu husus açıkça düzenlenmiştir.
X. İştirak Nafakası Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
1. Görevli Mahkeme
İştirak nafakası, aile hukukundan kaynaklanan bir uyuşmazlık olduğundan görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde dava, Aile Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür.
Boşanma davası devam ederken iştirak nafakası talep ediliyorsa, nafaka talebi boşanma davası içinde değerlendirilir. Boşanma davasından sonra ayrıca nafaka talep edilecekse bağımsız iştirak nafakası davası açılabilir.
2. Yetkili Mahkeme
Boşanma davası içinde talep edilen iştirak nafakası bakımından yetki, boşanma davasının görüldüğü mahkemeye bağlıdır. Boşanmadan sonra açılan iştirak nafakası veya nafaka artırım davalarında ise nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkili olabilir.
Bu nedenle dava açmadan önce nafaka talebinin boşanma davası içinde mi, yoksa boşanmadan sonra ayrı bir dava olarak mı ileri sürüleceği belirlenmelidir.
XI. İştirak Nafakası Davasında Deliller
1. Çocuğun Giderlerini Gösteren Belgeler
İştirak nafakası davasında çocuğun ihtiyaçlarının somutlaştırılması önemlidir. Bu kapsamda şu belgeler delil olarak sunulabilir:
- Okul ödeme dekontları,
- Servis ve yemek giderleri,
- Kurs ve özel ders ücretleri,
- Sağlık raporları ve tedavi giderleri,
- İlaç faturaları,
- Kıyafet ve temel ihtiyaç giderleri,
- Kira ve barınma giderleri,
- Sosyal ve sportif faaliyet harcamaları.
Bu belgeler, talep edilen nafaka miktarının çocuğun gerçek ihtiyaçlarına dayandığını göstermeye yardımcı olur.
2. Anne ve Babanın Ekonomik Durumuna İlişkin Belgeler
Mahkeme, anne ve babanın sosyal ve ekonomik durumunu araştırır. Tarafların gelirleri, meslekleri, malvarlıkları, yaşam standartları ve giderleri değerlendirilir.
Bu kapsamda:
- Maaş bordroları,
- SGK kayıtları,
- Vergi kayıtları,
- Banka kayıtları,
- Tapu ve araç kayıtları,
- Şirket ortaklığı bilgileri,
- Kira gelirleri,
- Sosyal ekonomik durum araştırması
önemli delillerdir.
3. Çocuğun Özel Durumuna İlişkin Deliller
Çocuğun özel sağlık, eğitim veya gelişim ihtiyacı varsa bu husus ayrıca ispatlanmalıdır. Örneğin özel eğitim raporu, doktor raporu, psikolojik destek belgeleri, rehabilitasyon giderleri veya okuldan alınan yazılar nafaka miktarını etkileyebilir.
XII. Sıkça Sorulan Sorular
1. İştirak nafakası nedir?
İştirak nafakası, velayet hakkı kendisine verilmeyen anne veya babanın, çocuğun bakım, eğitim, sağlık ve diğer giderlerine ekonomik gücü oranında katılması amacıyla ödemekle yükümlü olduğu nafakadır.
2. İştirak nafakası talep edilmese de hâkim nafakaya karar verebilir mi?
Evet. İştirak nafakası çocuğun üstün yararıyla ilgili olduğundan hâkim, talep olmasa bile gerekli görürse iştirak nafakasına karar verebilir.
3. İştirak nafakası ne zaman başlar?
İştirak nafakası kural olarak boşanma kararının kesinleşmesiyle başlar. Boşanma davası sırasında çocuk için hükmedilen nafaka ise tedbir nafakası niteliğindedir.
4. İştirak nafakası ne zaman sona erer?
İştirak nafakası kural olarak çocuğun ergin olmasıyla sona erer. Ancak çocuk ergin olduğu hâlde eğitimine devam ediyorsa, ana ve babanın bakım yükümlülüğü eğitim sona erene kadar devam edebilir. Bu durumda ergin çocuk kendi adına nafaka talep edebilir.
5. İştirak nafakası miktarı nasıl belirlenir?
Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Çocuğun yaşı, eğitimi, sağlık durumu, sosyal yaşamı ve özel giderleri değerlendirilir.
6. İştirak nafakası her yıl artar mı?
Mahkeme kararında artış oranı belirlenmişse nafaka bu orana göre artırılır. Artış oranı belirlenmemişse, şartlar değiştiğinde nafaka artırım davası açılabilir.
7. Nafaka yükümlüsü çalışmıyorsa nafaka ödemez mi?
Nafaka yükümlüsünün çalışmıyor olması tek başına nafaka yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Mahkeme kişinin çalışma gücünü, gelir elde etme imkânını, yaşam standardını ve ekonomik durumunu birlikte değerlendirir.
8. Çocuğa alınan hediyeler nafaka yerine geçer mi?
Hayır. Çocuğa alınan hediyeler, kıyafetler veya eşyalar mahkemece hükmedilen iştirak nafakası borcunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Nafaka kural olarak para olarak ve düzenli şekilde ödenmelidir.
9. İştirak nafakası ödenmezse ne yapılabilir?
Nafaka ödenmezse icra takibi başlatılabilir. Borçlunun maaşına, banka hesaplarına ve malvarlığına haciz konulabilir. Ayrıca şartları oluşursa İİK m. 344 uyarınca üç aya kadar tazyik hapsi talep edilebilir.
10. Çocuk ergin olduktan sonra nafaka almaya devam edebilir mi?
Çocuk ergin olduktan sonra iştirak nafakası sona erer. Ancak eğitim devam ediyorsa ve çocuk kendi geçimini sağlayamıyorsa, ergin çocuk anne veya babasına karşı kendi adına nafaka talebinde bulunabilir.
Sonuç
İştirak nafakası, boşanma sonrasında çocuğun bakım, eğitim, sağlık ve sosyal gelişim giderlerinin yalnızca velayet sahibi ebeveyn üzerinde kalmasını engelleyen önemli bir hukuki kurumdur. Bu nafaka, anne veya babanın kişisel menfaatinden çok, çocuğun üstün yararını korumayı amaçlar.
Nafaka miktarı belirlenirken çocuğun ihtiyaçları, anne ve babanın ekonomik gücü, tarafların yaşam koşulları, çocuğun eğitim ve sağlık giderleri ile sosyal gelişimi birlikte değerlendirilir. İştirak nafakası kural olarak çocuk ergin oluncaya kadar devam eder; ancak çocuk eğitimine devam ediyorsa ana ve babanın bakım yükümlülüğü belirli koşullarda sürebilir.
İştirak nafakası ödenmediğinde icra takibi, maaş haczi ve tazyik hapsi gibi hukuki yollar gündeme gelebilir. Buna karşılık ekonomik koşullar değişirse nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılması da talep edilebilir.
Hukuk büromuz; iştirak nafakası talepleri, nafaka artırımı, nafakanın azaltılması veya kaldırılması, nafaka alacaklarının icra yoluyla tahsili ve nafaka ödenmemesi nedeniyle tazyik hapsi süreçlerinde hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.
Av. Ümit Değirmencioğlu
Avukat / İstanbul





